Bir VAN’ mış Bir Yokmuş…

Kasım 19, 2011

 

İstanbul’da doğdum ve üniversite eğitimim dışında hep İstanbul’da yaşadım. Her sene tatilimin bir bölümünde Doğu ve Güneydoğu illerini gezip hem oranın tarihi yerlerini hem de insanları tanımak için kullanmayı düşünüp her defasında da çeşitli sebeplerden dolayı gidemem. Van da bu şehirlerden biriydi.

Van , terörün ensede hissedildiği bu anlamda bizler gibi batıda yaşayanlar için korku demekti .. Böyleydi diyorum çünkü…

Yaklaşık 1 ay önce yaşanan deprem sonrasında benim de üyesi olduğum Atatürkçü Düşünce Derneği’nin Van Şubesi Başkanı Murat Yiğit Van’da aş evi kurma kararı aldı ve oradaki tüm sıkıntılara rağmen aş evi hizmet vermeye başladı. Terörün kol gezdiği, üstüne deprem gibi bir felaketin yaşandığı bir yerde kışın ortasında bu şartlara rağmen her yanı Mustafa Kemal’in resimleriyle donatılmış, Türk Bayrağımızın dalgalandığı ve günde 1500 kişiye yemek veren bir aş evimiz olması çok gurur vericiydi. 2 günlüğüne de olsa oraya gidip aş evinde çalışma fırsatım oldu ve gerçekten kısacık zamanda gördüklerim ve öğrendiklerim beni oldukça mutlu etti.

Aş evine gelen genç, çocuk, yaşlı bir çok insanla sohbet etmeye çalıştım. Her şeyden önce etnik ayrımcılık ve düşmanlık kesinlikle halkta yok . Ortak söylemleri siz televizyonlarda izlediklerinizle bizim kötü olduğumuzu düşünüyorsunuz ama biz size düşman değiliz. İçlerinde insan olup Atatürk’ü sevmeyen olur mu diyenler oldu. Her konuştuğum kişi İstanbul’dan buraya gelmişsiniz hoş gelmişsiniz , başımızın üstünde yeriniz var , Allah razı olsun gibi şükran dolu cümleler kurdular. Hatta işitme engelli bir genç Atatürk’ün resmini göstererek işaretlerle onun ne kadar büyük bir insan olduğunu ve ne kadar sevdiğini anlattı. Biraz işaret dili bildiğim için kısa bir sohbetimiz oldu. Beni en çok duygulandıran şeylerden biri ise ailesiyle çadırda kalan bir bey buralara kadar gelmişsiniz kalacak yer ayarlayamadıysanız sakın otellerden birinde kalmayın güvenli değil buyrun bizim çadıra sizi de misafir edelim dedi. Yemek sırasındaki 1500 kişinin sırasını beklerken bize ve sıradakilere gösterdikleri saygı inanılmazdı. Kendisinden önceki kişi tabak almadan asla tabak almıyorlar, servis yaparken yiyeceğinden fazlasını koydurmayıp ekmeği bile yiyecekleri kadar alıyorlar ve abartısız söylüyorum hemen herkes gözlerimizin içine bakıp bu soğukta bizler için buradasınız diyip teşekkür etti. Bu sahneleri yaşarken televizyonda gelen yardımları talan etmeye çalışan , bizler gibi dışarıdan gelen insanlara saldıran kişilerin bu insanlarla uzaktan yakından ilgisi olmadığını anladım. Gönderilen yardımları sorduğumda ise konuştuğum herkes kendilerine yardım ulaşmadığını söyledi.

Üzerlerinde incecik montları olanlar vardı. Yanında getirdiği küçük kaba kendisine az çorba verip bir kepçe de çadırda aç bekleyen eşine, çocuğuna götürmek istediğini söyleyenler oldu. Yanımda bir kutu şeker ile gitmiştim. Ceplerime şekerleri doldurup hem aş evinde hem de çevresinde çocuklarla konuştuktan sonra onlara şeker ikram ettiğimde hepsi birer tane alıp tek bir şeker için o kadar içten teşekkür ettiler ki gözlerim doldu. Doğuda ne versen fazlasını isterler üstüne bir de size ilk fırsatta zarar vermeye çalışırlar diyenlere gidin orada bir gün bile olsa o insanlarla zaman geçirin diye bağırmak istiyorum. Bir avuç etnik ayrımcının çıkarları için yarattığı terörü tüm doğu halkına mal etmek ne büyük bir yanlış değil mi?

Siz içtenlikle kimsesizin kimsesi olmaya çalıştığınızda hele ki şartları zorlayarak el uzattığınızda size ve orada dalgalandırdığınız bayrağınıza duydukları saygıyı ancak görmek istemeyenler göremez.

Van’daki bu özverili çalışmayı gördükten sonra Atatürkçü Düşünce Derneği’nin bir parçası olduğum için bir kez daha hem örgütümle hem de örgütümün bu işe gönül vermiş onca Cumhuriyet’in emanetçisi dostlarımla gurur duydum. Bizler Atatürk’ün ilke ve devrimlerini savunurken temelinde insan olduğunu aklımızdan hiç çıkarmadan oturduğumuz yerden birilerini , birşeyleri laf kalabalığıyla eleştirmek yerine Türk Bayrağı’nın dikili olduğu her yerin vatanımız olduğunu bir kez daha göstermiş olduk.

Beni gerçek bir Kemalist olarak yetiştirdiği için aileme, mücadelemizde omuz omuza verdiğimiz , birlik ve beraberlik içinde olduğumuz tüm ADD üyelerine ve bu çalışmayı her şeye rağmen yapabilen ADD Van şubesine sonsuz teşekkürler…

11 Yorum

  • soykan Kasım 27, 2011, 12:20 pm

    Yazıyı halam yazdı aferin halama. İnşallah Van yine düzelir.
    İnsanlar yemek yollamayı bırkamazlar.İyi insanlar cennette yaşar.Yardım ederseniz sizde
    onlarda mutlu olur.

  • Nurcan Kasım 27, 2011, 5:31 pm

    İnsanlar bazı şeyleri başlarına gelmeden anlayamazlar. Artık başımıza bir şeyler gelmeden, anlamayı öğrenmeliyiz.
    Pınarcım,seni hem takdir ettim, hem de sana imrendim..

    sevgiler..

  • efe Kasım 28, 2011, 8:12 am

    Pınarcım, yüreğine sağlık. Özverin ve insanlığın için seni içtenlikle tebrik ederim.

  • nahit alacadağlı Aralık 21, 2011, 1:49 pm

    yüreğine sağlık yoldaş. çok güzel anlatmışsın Van’ı ve gerçek Van’lıyı.

  • Can Aralık 21, 2011, 5:10 pm

    Pınar,
    Problemin değil çözümün parçası olduğun için ve insanlara umut aşıladığın için sana binlerce teşekkürler.

  • lutfiye Ocak 3, 2012, 10:01 pm

    pınarcığım güzel yazılar yazmışsın çok da hayırsever bir kız olmuşsun ne olacak senin bu halin.

  • mine karaca Ocak 20, 2012, 10:11 am

    yuregıne emegıne saglık Allah basımızdan eksık etmesın senı cok duygulandım gururlandım pınarım

  • KERİMAN GÖRAL Şubat 6, 2012, 11:13 pm

    Bu harika paylaşımınız içn teşekkürler. Doğudaki halkımız için insanların ön yargılarının ne kadar yalnış olduğunu anlamalarını istiyorum ben Vanı ve insanlarını çok iyi tanıyorum son derece içten,misafirperver olduklarını biliyorum sizi bu yazınızdan dolayı kutluyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.