Sakıncalı Düşünceler :)

Ocak 26, 2012

Geçen günkü Korkundan Korkma yazımda aydınlardan korkmaktan bahsetmiştim. Konuştuğu için değil sustuğu için yaşadığı toplumda siyasi iktidarın insanca yaşam haklarının elinden kayıp gitmesinden sorumlu olduğunu bilen kişidir aydın insan.

Maalesef ülkemizde her geçen gün Cumhuriyet’i anlamayan bir kesim çığ gibi büyüyor. Mustafa Kemal’i bir kurtarıcı değil bir yozlaştırıcı olarak algılatmaya çalışıyorlar. Okumayan, düşünmeyen bir toplum oluyoruz dedim ya bugün sahip olduğumuz hakların nereden ve nasıl geldiğini de düşünmüyoruz. Zaten düşünüyor olsak elden birer birer gidişine de bu kadar kayıtsız kalmazdık değil mi?

Belki de artık balık hafızalı bir toplumuz. Uğur Mumcu  “Biz unutkan bir ulusuz. Unutuyoruz olup bitenleri. Unutuyoruz ve oğulları kızları ölen ana babaları, kanlı gözyaşlarıyla baş başa bırakıp gidiyoruz” diyordu. Unutmamak unutturmamak lazım.

Günü kurtarma çabasında debeleniyorken eğitimden sağlığa, emeğimizin hakkından dini inançlarımıza kimi zaman çaktırmadan kimi zaman gözümüze sokularak değişim yaşıyoruz. Değişim dediğime bakmayın tekelleşerek kontrol altına alınıyoruz.

Yollar yaparak, köprüler kurarak gözümüz boyanmaya çalışılırken işsizliğin artan boyutuyla ve her geçen gün yoksullaştığımızla da pek ilgilenmiyoruz.

Her gün gazetelerde, haberlerde bir gazetecinin, yazarın ya da ordu mensubunun tutuklandığı haberini hava durumu okur gibi okuyoruz.

Tuzumuz kuru çünkü biz onlar gibi bu yaşanan değişime direnmiyoruz, sosyal devlet anlayışının yıkıldığının farkında değiliz. 80 yıl önce kanlar dökülerek sömürge olmaktan kurtarılmışken şimdi emperyalizmin sömürgesi oluşumuza bu suskunluk niye?

Günümüzle çok örtüşen bir alıntıyı paylaşmak yerinde olacak.

İkinci Dünya Savaşı sırasında bir kilisede rahip olarak görev yapan Pastör Nie Moeller şöyle demiş.

Önce Yahudiler için geldiler
Sesimi çıkarmadım
Çünkü ben Yahudi değildim
Sonra komünistler için geldiler
Sesimi çıkarmadım
Çünkü ben komünist değildim
Sonra sendikacılar için geldiler
Sesimi çıkarmadım
Çünkü ben sendikacı değildim
Sonra benim için geldiler
Ve artık ses çıkaracak kimse kalmamıştı…

Hadi uyanalım insanca yaşam hakkımız elden gidiyor. Neden Atatürkçülük diyoruz ? Neden Kemalizm diye bağırıyorum biliyor musunuz?

Çünkü Kemalizm bir yaşam biçimidir. Atalarımızın hür iradesiyle, savaşta akıttıkları kanlarla, verilen canlarla ortaya çıkmıştır. Egemenliğimizin bir göstergesidir. Bu toplumun bireyleri olarak elde ettiğimiz haklarımızdır.

Hür düşünebilmektir. Demokrasi demektir ama ileri olanından değil! Modern toplum olmaktır. Vatanseverliktir, düşünceye ve inanca saygıdır. Okumaktır, bilgilenmek ve bilgilendirmektir. Fikren de bedenen de köleleşmemektir.

Tam bağımszlık demektir. Bahsettiğim tam bağımsızlık kişiye, gruba, duruma özel değildir. Siyasi, ekonomik, adli, askeri, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlıktır. İnsan sevgisidir Kemalizm ve insan varsa toplum vardır.

Birileri bizim için özgürlüğünden ya da canından olurken başımızı eğip ellerimizi kavuşturup oturmayalım. Kalkın yapacak çok şeyimiz var…

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.