4+4+4=???

Şubat 29, 2012


Eğitim hayatına başladığımdan beri -ki üniversiteyi bitireli 10 yıl oldu- eğitim ve sınav sistemindeki bitmeyen değişiklikleri ve düzenlemeleri takip etmeye çalışıyorum. Çalışıyorum diyorum çünkü uygulamaya konan değişiklikleri tam kavrayamadan ve sonuçlarını göremeden tekrar bir değişikliğe gidiliyor. Bu değişiklikler içinde en doğru bulduğum ilköğretimin 8 yıllık kesintiz olmasıydı.

Çünkü eğitim dediğimiz sadece okuma yazmayı öğrenmek değil. Aslına bakarsanız ülkemizde hala okuma yazma bilmeyen kadınların ağırlıkta olduğu binlerce insan var. Kimi maddi imkansızlıklardan, kimi yaşadığı bölgede okul olmamasından kimi de okuyup da ne olcak? Kız kısmı okur mu ? gibi bir cahil ve kendilerince gelenekçi yaklaşımlarından dolayı ilkokula dahi gidemiyor. 8 yıllık eğitimin zorunlu hale getirilmesi bir çok çocuğun sadece ilkokula gitmesini sağlamakla kalmayıp ortaokula da gitmesine olanak vermişti. Ancak şimdi yeni bir düzenleme daha yapıldı.

4+4+4 denilen sözde 12 yıllık eğitim düzeni getiren bu sistem eğitimden, eğitimli insanlardan, bilgiden ne kadar korkulduğunun çok açık bir göstergesi. Çünkü bu sistemde eğitimin ilk 4 yılı zorunlu olacak, sonrasında dışarıdan devam edilebilecek. Böylece çocuklar meslek edinme kurslarına gidip küçük yaşta meslek seçebilecekMİŞ. 10 yaşında zorunlu eğitimden koparılan nice kız çocuğumuzun çocuk gelin kervanına katılacağı aşikar. Çocukluğunu yaşamadan eş ve anne olmanın sorumluluğu yüklenecek omuzlarına. Çoğunlukla da babası hatta dedesi yaşındaki adamla. Erkek çocukları meslek edinebilmek için bir yerlerde çıraklıkla başlayacak hayata atılmaya. Oyun çocuğunu bu şekilde hayata itmek çocukluğunu ondan almak demek değil mi? Eğitim dediğimiz şey sadece kitaplardan bilgi almak ve ardından diploma almak demek değil. Eğitim önce ailede başlayan, okulda devam eden ve okul sonrasında da tüm hayatımız boyunca süren bir sosyal süreç.

Matematiği, tarihi, coğrafyayı öğrenmenin yanında arkadaşlığı öğreniyorsun, ekip çalışmasını, kurallara uymayı, zamanı kullanmayı, yeteneklerini keşfediyorsun, araştırmayı öğreniyorsun ve bilgin arttıkça bilginin gücü sana hayatın boyunca yeni kapılar açıyor. Bu uygulamayı ilk 4 yıldan sonra isteğe bağlı uyguladığınızda kaç çocuk okuldan alınacak hiç düşünüldü mü? Erken yaşta meslek seçip nitelikli insan yetiştirmekse amaç 2011 Kasım ayında kayıtlı olan kısmı %9.1 olan işsizliğin önlenmesi için de düzenleme yapılacak mı? Ekonomik şartlar gözardı edilerek çok çocuk yapma fikri aşılanırken bu çocukların hangi maddi ve manevi şartlarda yetişecekleri planlanabilecek mi?

Şu an Türkiye’de her ilde üniversite var. Hatta İstanbul’da 9’u devlet üniveristesi 35’i vakıf üniversitesi olmak üzere 44 üniversite var. 40 tane ilçe olduğuna göre her ilçeye 1 üniversite düşüyor. Eğitim olanakları ne kadar arttı diye sevinenelere soruyorum her okulda gerçekten nitelikli eğitim var mı? Bütün illerde öğrencilerin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri imkanlar sağlanabiliyor mu? Okullarını bitirdiklerinde % kaçı mesleğini yapabilecek? Hatta % kaçı iş bulabilecek? 10 yaşında ne kadar doğru bir karar vermeleri beklenecek? Kendimi düşünüyorum da ilkokulda öğretmen olmayı istemiştim, sonra doktor, sonra avukat, sonra psikolojik danışman, sonra sosyolog ve sonunda Çalışma Ekonomisi okudum ve tam anlamıyla mesleğimi de yapmıyorum. Çünkü diplomam mesleğim ile ilgili iş bulmama yetmedi.

Ama 16 yıllık eğitim hayatım bana bir çok vasıf kazandırdı. Okuluma devam ederken kurslara da gittim. Şimdi ise çocukların sözde meslek edindirme kurslarına devam etmesini sağlayacak, sözde 12 yıl sürecek, sözde kaliteli bireyler getirecek ama özellikle kız çocuklarını evlerine kapatabilecek, çocukların erken yaşta çalışmalarına ya da çocuk yaşta evlenmelerine fırsat verecek ve çocuklukları ellerinden alınacak. Belki de böyle gördükleri için kendi çocuklarını da aynı şekilde yetiştirecekler ve binlerce çocuk, çocuk olmadan büyüyecek daha doğrusu büyütülecek!

“Gelecek için hazırlanan vatan evlâtlarına, hiçbir güçlük karşısında yılmayarak tam bir sabır ve metanetle çalışmalarını ve öğrenim gören çocuklarımızın ana ve babalarına da yavrularının öğreniminin tamamlanması için hiçbir fedakârlıktan çekinmemelerini tavsiye ederim.”

Mustafa Kemal ATATÜRK

4 Yorum

  • Veysel Şubat 29, 2012, 12:15 pm

    Çok güzel açıklamışsın. Tebrikler.

  • mıne karaca Şubat 29, 2012, 12:57 pm

    cok aydınlatıcı bır yazı olmus pınarcım keske ınsanlar cozum odaklı davranabılse kardesım lıseyı 4 yıl okudu ben 3 yıl okudum sımdı yenıden 3 yıla duserse kardesım senesındekı ınsanların 1 yıl sene kaybı var bu ıs ıyıce cıgrından cıkıyor ınsanların kaybı kımsenın umrunda degıl hayat zor ve bız calısmak zorundayız o yuzden o bır sene gercekten cok onemlı umarım herkes bazı seylerın farkına varır
    yazın harıka olmus elıne yuregıne saglık canım

  • Nahit ALACADAĞLI Mart 1, 2012, 2:33 pm

    Teşekkürler Pınar, Oldukça sade ve güzel yazmışsın. Eline sağlık.

  • DURAN YERGÖK Mart 1, 2012, 11:43 pm

    YÜREĞİNE SAĞLIK.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.