Dik Duralım Yeter

Mart 6, 2012


Boyun eğen bir toplum muyuz? Yoksa başkaldıran bir toplum mu? Başkaldırıyorsak neye karşı olduğunu gerçekten biliyor muyuz? Tepkilerimizin arkasında durabiliyor muyuz? Yolumuz yöntemimiz doğru mu?

Baş döndürücü bir hızla değişen gündemimizi düşünüyorum. Türbana siyasi bir simge, bölücülüğün ve gericiliğin işareti dedik ama başörtüsüyle türbanı ayırt edemedik. İktidar partisini eleştirdik. Sokaklara çıktık, yazılar yazdık, öfke kustuk ama seçim sandığına gidip seçme hakkını kullanmayanlarımız oldu. Bir kaç ay önce Ermeni Soykırımı’nı kabul etti diye Fransa’yı boykot çığlıkları yükseldi. Ama yılbaşı ve sömestr tatillerinde Paris turları yine doluydu.

Yıllardır Avrupa Birliği’ne girebilecek miyiz ille de AB dedik. Anladığımız ise serbest dolaşım hakkı elde edip tasımızı tarağımızı toplayıp Avrupa ülkelerinden birine kapağı atmak oldu. AB ile ilgili eleştirdiğimiz tek şey de kokoreçin yasaklanması olmadı mı?

Şiddete hayır etkinliklerinde itiş kakışlar yaşanmıyor mu? Memleket meselerini unutturmak için her kanalda dizilerin dolu olduğu şikayetimizi dizinin reklam arasında yapmıyor muyuz? Küçük esnaflık, mahalle bakkalı bitti konuşmasını alışveriş merkezlerinde yapmıyor muyuz? Teknoloji çılgınlığını eleştirirken en son çıkan telefon modellerinden, en son çıkan bilgisayarlardan, tabletlerden en az birine sahip değil miyiz?

Genetiği değiştirilmiş organizmaların (G.D.O) sağlığımızı ne kadar tehdit ettiğinden bahsediyorken neden tüm alışveriş merkezlerindeki bardakta mısır satan standların önü her zaman doludur? Amerikan emperyalizmine karşı yapılan yürüyüşlerde Nike ayakkabı giymek nasıl bir tezattır?

Türkçemize sahip çıkmak için sosyal paylaşım sitelerinde herkeZi eleSHtirmiyor muyuz? Her şehidin ardından lanetler yağdırıp vatan için canım feda diyenlerin bedelli askerlik çıkması umuduyla bilmem kaçıncı üniversitelerinde okurmuş gibi yapmaları nasıl bir vatanseverliktir? Dinden, inançtan bahsedip kul hakkını göz göre göre yiyenlerle aynı inanca sahip olduğumuzu düşünebilir miyiz?

Örgütlü mücadeleye katılıp amacından ayrılanların, örgüt içi çatışmalara sebep olanların örgütlenmeden anladığı nedir? Her deprem sonrasında bir kaç hafta deprem uzmanı kesilen biz deniz kumundan yapılmış evlerimizde yaşamaya devam etmiyor muyuz?

Neyi niye yapıyoruz? Neyi niye yapmıyoruz?

3 Yorum

  • Yusuf Demirci Mart 6, 2012, 10:24 am

    Harika yazı. Eline sağlık,

  • Doğan Kapkıner Mart 6, 2012, 9:00 pm

    Doğru,bu dediklerinizin hepsini yapıyoruz.Bu nedenle bu M-illet her türlü aşağılanmayı hakediyor.

  • Nurcan Mart 7, 2012, 9:19 pm

    Çünkü sadece sözde var olan bir milletiz. Eyleme gelince puffff..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.