Sosyal SoruNluluk

Nisan 16, 2012

Sanal dünya ve sosyal medya hayatımızda ne kadar büyük bir yer kaplıyor artık değil mi? Özellikle sosyal paylaşım sitelerinde yakından tanıdığımız, hiç tanımadığımız, yıllardır görmediğimiz ya da her gün gördüğümüz bir çok insanın hayatını izliyoruz.

Paylaştığı fotoğraflar, sözler, videolar, şiirler ve yazılarla tanımadığımız kişileri bile tanır olduk. Ortak arkadaşlar, ortak gruplar, dernekler, vakıflar vs. sayesinde edindiğimiz sanal arkadaşlarımızı sokakta görsek tanımayız belki ama haftasonu nereye gittiğini, bu aralar ne dinlediğini, hatta hayat görüşünü bile bilir olduk.

Sanallaşma insanların bir arada sosyalleşme anlayışlarını değiştirerek mekan, mesafe ve zaman sınırlarını ortadan kaldırıp uzaktan uzağa sosyalleşme anlayışını getirdi.

Sanal dünyanın sosyalleşme üzerine olumlu ve olumsuz etkileri tartışmaya açık. Ben kendi adıma sanal dünyanın ve sosyal medyanın hayatıma olumlu katkıları olduğunu düşünüyorum. Yeni insanlar tanımak, o insanların farklı bilgi ve birikimlerinden faydalanmak, gündelik yaşantımızın zaman sorununa karşın yüzyüze görüşemediğimiz bir çok insan ile iletişim halinde olabilmek, farklı görüşler dinlemek, gündemle ilgili farklı yorumları okuyabilmek hatta gündemi hızlı ve pratik takip etmek açısından oldukça faydalı.

Ancak üzülerek ve kızarak sosyal medyayı özellikle sosyal paylaşım uygulamalarını saçmalayarak kullananları görüyorum. Ben bu tip insanlara “Sosyal Sorunlu” diyorum. Kin, nefret içeren paylaşımlar, küfürlü atışmalar ya da olaylara argo yorumlar yapmalar, sapkınlığa varan videolar eklemeler gerçekten insanı tiksindiriyor.

Bu “Sosyal Sorunlu” kimseler sanal dünyadaki suni hayatı o kadar benimsiyorlar ki gerçek hayatta dostluk ve arkadaşlık kavramlarını yitirmeleri bir yana hayatta bir duruşları bile olmuyor maalesef. Sanal dünyadaki paylaşımlarına bakarsanız da bir tutarlılık göremezsiniz. Konu, kişi, durum, gündem ne olursa olsun yaptıkları sadece tepki vermektir.

Tepki dediğime bakmayın ipe sapa gelmez, kimi zaman okumaktan utandığınız hatta midenizi bile bulandıran tepkilerdir. Ben bu davranışları farklı olma, farkedilme isteğine bağlıyorum. Bilgiyle, beceriyle, zekalarıyla, sosyal yaşantılarıyla dikkat çekemeyince bu tip arszılıklarla suni bir çevre ediniyorlar.

Hayatın getirdiği sorumluluklardan, sorunlardan, gündemin yarattığı umutsuzluktan kaçmak isteyen insanlar da bu paylaşımları takip edip destekleyerek “Sosyal Sorunlulara” prim veriyor. Sosyal Sorunlular da bizi sosyal paylaşım uygulamalarından uzaklaştırıyor.

Sanal dünyada sosyalleşelim ama lütfen Sosyal Sorumluluk bilinciyle Sosyal Sorunlulara tepkilerimizi gösterelim. Dünya kirli diye diye şikayet edip duruyoruz ya hiç olmazsa sanal dünyamız temiz kalsın…

2 Yorum

  • Doğan Nisan 16, 2012, 5:00 pm

    Güzel bir yazı. Seninle aynı görüşleri paylaşıyorum altına imza atarım;)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.