Yedi Bölgeden Türk Halk Müziği Ziyafeti

Mayıs 28, 2012

Müzik zevkim ve tercihim hayatımın her döneminde değişmiştir. Bu bana farklı sanatçıları, melodileri, müzik aletlerini tanıma fırsatı vermiş oldu. Türkçe Pop dinlediğim zamanlar oldu, yabancı rock dinleyerek coştuğum, klasik müzik dinleyerek ruhumu dinlendirdiğim. Yabancı rockın yerini Türkçe rock aldı, bir dönem de klasik müziğin yerini Barok müzik. Enstrümantal müzikler de dinledim.

Son yıllarda Türk Halk Müziği dinlemekten de çok keyif alır oldum. Kendi kültürümüzü tanımak, farklı yörelerin şivelerini öğrenmek için en doğru yol. Türk halk müziği toplumumuzun duygu ve düşüncelerini duygulu, coşkulu ve samimi bir şekilde anlatan ezgilerdir. Ben de her dinlediğimde bu coşkuyu daha fazla hissetmeye başladım. Türküler sözleri ya da ezgileriyle kimi zaman insanı hüzünlendirip duygulandırıyor kimi zaman kanınızı kaynatıp göbek attırabiliyor.

Bir türkü dostu olarak 26.05.2012 tarihinde Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde Atatürkçü Düşünce Derneği Beykoz şubesinini türkü gönüllülerinin oluşturduğu korolarının konserine gittim. Konseri şivesiyle, esprili üslubuyla, türküleriyle halkın gönüllerinin üstadı Özay Gönlüm’ün anısına düzenlemişler. Koro şefleriyle birlikte 40 türkü dostu 3 saat süren muhteşem bir türkü ziyafeti sundu bize. Ülkemizin yedi bölgesinden birbirinden güzel tam 26 türkü seslendirdiler.

Denizli yöresinden Çözde Al Mustafa Ali ile eğlendik. Özay Gönlüm’e ait bu türkünün hikayesini kısa bir video görüntüsü ile Özay Gönlüm’ün ağzından, onun esprili anlatımıyla dinledik. Yine aynı yöreye ait Zorbalarında Kuru Meşe’yi dinlerken solistinden ayrıca zeybek oyunu izledik. Aşık Veysel’in Uzun İnce Bir Yoldayım türküsünü dinleyip hüzünlendik. Yozgat yöresine ait Aynalı Körük ile, Eskişehir yöresine ait Halkalı Şeker ile yerimizde zor oturduk. O kadar coşkulu söylediler ki sahneye yanlarına gidip oynamamak için tuttum kendimi. En sevdiğim türkülerden biri olan Sivas yöresine ait Dostum Dostum türküsünü söylemeleri de ayrı bir tat oldu benim için. Malatya yöresinden uzun havalar söylendi, Kayseri’den Gesi Bağları, Rize’den Hayde…

Yedi bölgemizin türkülerini öyle güzel harmanlayarak söylediler ki üç saat nasıl geçti anlamadım. Türkülerin yanında 1 yıl boyunca her hafta o kadar kişinin büyük bir özveriyle çalışma yapmalarını takdir etmemek mümkün değil. Hep bir ağızdan türkülerini söylerken bile aralarındaki müziğin oluşturduğu bağı görüp bir parçaları olamadığım için içten içe kıskandığımı da söylemeden geçemeyeceğim.

Türkülerinin anonslarında koro şefleriyle solistlerin arasındaki keyifli ve esprili diyaloglar da çok hoştu. Konserde bu güzel türkülerin yanında Ahmet Selçuk’dan, Nazım Hikmet’ten, Bertolt Brecht’ten şiirler okundu duygu yüklü. 2 küçük efe Çökertme eşliğinde zeybek oynadı.

Konserin her anı ayrı bir keyifti. Salon konser başlangıcında tıka basa doluydu. Hatta konseri ayakta izleyenlerin sayısı da az değildi. Herkes benim gibi çok keyif aldığından olsa gerek üç saatin sonunda aynı kalabalık salondaydı. 26 türkünün ardından bir daha bir daha tezahüratları çınladı salonda. Uzun zamandır müzik dinlemek bu kadar hoşuma gitmemişti doğrusu.

Bu güzel konseri bize veren tüm ADD Beykoz şubesi Türk Halk Müziği korosu üyelerinin emeğine, yüreğine ve sesine sağlık. Bu çalışmayı destekleyen Beykoz şube yönetim kurulunun da ellerine sağlık…

Bir yorum

  • Ali Uyandıran Haziran 8, 2012, 8:34 am

    Merhaba;

    En iyi müzik Barok müziktir. Bulduğunuz bu doğru yoldan ayrılmamanızı dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.