Ben Gezgin Ruhlu Turistim

Temmuz 20, 2012

Son birkaç yıldır tatil anlayışım deniz kenarında tüm günü yatarak, yüzerek ve kitap okuyarak geçirme sınırlarının dışına çıkmaya başladı. İmkanlarım ölçüsünde – zaman ve maliyet- Türkiye içinde ve dışında farklı yerlere gitmeye başladım.

Çoğunlukla turlarla gitmeme rağmen gezi öncesi mutlaka gideceğim yer/ yerler ile ilgili olarak kısa da olsa araştırma yapmaya çalışırım. Gidilecek yerler, yenilecek içilecek yöresel tatlar, tur programında gezilecek yerler ile ilgili bilgiler, ekstra turlardan hangilerine gideceğimi not ederim. Genelde notlarım tatil süremi ve imkanlarımı aşacak bilgilerle doludur ama yine de hazırlamayı ihmal etmem. Bu sayede gezilerim daha verimli geçmiştir.

Geçenlerde bir sosyal paylaşım sitesinde bir gezi kitabının reklamını gördüm. İsmi ve kapağı hemen dikkatimi çekti. HindistaNepal – 1 gezgin, 2 ülke, 5 şehir, 18 gün İhsan Önder tarafından yazılmış bir gezi kitabı. Yaklaşık 250 sayfalık bir kitap. Herşeyden önce yazarın anlatım dili çok akıcı, eğlenceli ve sanki size yanınızda anlatıyormuş havasında. İlk sayfada yolculuğuna başlamadan önceki son gece yaşadığı heyecanı ve mutluluğu o kadar güzel anlatmıştı ki acaba gezisi hayal ettiği gibi oldu mu diye merak ettiğimden kitabı ilk elime aldığımda bir bakmışım ki 100 sayfasını okumuşum.

Yazar daha askerliğini yaparken ki komando olarak yapmış, Nasuh Mahruki’nin Asya Yolları, Himalayalar ve Ötesi kitabını okuduktan sonra HindistaNepal’i gezip görmenin hevesine kapılmış. Şartaları uygun hale gelene kadar oralar ile ilgili bir çok kitap, gezi yazısı okumuş, blogları takip etmiş belki de defalarca oraların fotoğraflarına bakıp hayal kurmuş. Planlama aşamasındaki detaylar o kadar ince düşünülmüş ki sanki defalarca oraya asıl büyük gerçek gezisi için gitmiş, incelemelerini yapıp notlarını almış gibi. 2 ülkenin gezdiği 5 şehrini anlatırken öyle güzel bir anlatım var ki gezdiği sokakları, tarihi yerleri, yemek yediği restaurantları, gördüğü insanları, kaldığı otelleri, şehirlerin insan kalabalığı, keşmekeş trafiği, halkın hal ve hareketlerinden giyimine kadar gözünüzde canlandırabiliyorsunuz.

Verdiği detayların bir bölümünü biliyordum ve bazı bilgilerde kimi zaman gerçekten çok şaşırdım. Kalabalık bir ülke, Budizm, Himalayalar, baharatlı yemekler, fakirlik ve Tac Mahal…Bir çoğumuzun az çok bildiği şeylerdi. Ama mesela Hindistan’da İnglizce konuşan insanların sayısı İngiltere’dekilerin 3 katı kadarmış. Tac Mahal’in inşaatı 22 yıl sürmüş. Tac Mahal’i anlatırken Şah Cihan’ın Mümtaz Mahal’e duyduğu aşkı kıskandım doğrusu. Bana Mimar Sinan’ın Mihrimah Sultan’a aşkını hatırlattı. Tabi birinde eşini kaybetmenin acısı diğerinde imkansız aşkın acısı var ama sonucunda aşk ve ardından yaşanan acıların ortaya çıkardığı muhteşem eserler var.

UNESCO’nun Dünya Doğal ve Kültürel Mirası Koruma Antlaşması kapsamında özellikle Hindistan’da onlarca eser ve yer listeye girmiş durumda. Kitap hem roman tadında hem rehber niteliğinde. Nereye nasıl gidilir? Hangi seçenekle nereye giderseniz maliyeti nedir? Hangi otellerde kalınabilir? Neler yenmeli? Özellikle güvenliğiniz için nelere dikkat etmeli? Turist soyguncuları ile nasıl mücadele edilir? daha bir çok şey sayabilirim. Hatta kitabın son bölümünde Türkiye’de yapılması gereken bürokratik hazırlıklardan başlayıp çantanızı nasıl hazırlayacağınıza, nelere ihtiyaç duyacağınıza kadar onlarca yararlı bilgi ve araştırma yapılacak web sitesi bilgileri verilmiş.

Bu kitabı okuduktan sonra gezdiğim yerleri düşündüm. Kısıtlı sürelere birden fazla yer sığdırmaya çalıştığım için gittiğim hiç bir yeri gerçek anlamda yaşayamadığımı anladım. Türkiye’de gittiğim bir çok il ve yurtdışında gittiğim ülkelerin tüm izlenimlerini yazsam bu kitabın çeyek sayfası kadar yazı çıkmaz maalesef. Hayıflanmadım desem yalan olur. Kitabın son sayfasını okuduktan sonra istem dışı bir hareketle Hindistan uçak biletlerini incelerken buldum kendimi. Şimdiye kadar hiç Hindistan ve Nepal’e bir gün gitsem diye aklımdan geçirmemişken artık bir gün umarım gitme fırsatı yaratırım diye düşünüyorum.

Bu kadar uzaklara gidemesem de artık nereye gidersem gideyim öncesinde daha özenli bir araştırma yapıp gittiğim yeri en iyi şekilde yaşayıp ruhuma işlemek istiyorum. Anladım ki ben henüz gezgin ruhlu turistim. Gezgin olmak için çok çalışmam lazım çok 🙂

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.