Haklarımız Olmasa İsteriz Eee Var İşte !!!

Aralık 6, 2012

 

Dünyanın hemen her yerinde, özellikle de geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerde kadın olmak zordur. Cinsiyet ayrımcılığı bir çok kız çocuğuna ve kadına eziyettir. Bu eziyet önce ailesinde başlar ve kendi kurduğu ailede de devam eder. Birçoğu çalışma hayatını bırakın zorunlu eğitim süresinde bile eğitim hakkından yoksun kalır. Fiziksel ve / veya psikolojik şiddet birçoğunun hayatının ayrılmaz parçalarıdır maalesef.

Türkan Saylan “Her Türk Kadınının Cumhuriyet’e Borcu Vardır” der. Cumhuriyet’in ilanından sonra 1926-1934 yılları arasında yapılan devrimlerin bir bölümü kadınların eğitimden kanunlara, sosyal ve kültürel alanlarda eşitlik sağlamayı amaçlamıştır.

Dün 5 Aralık’tı. 78 yıl önce bugün kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı verildi. Bu tarihten önce 1930’da belediye seçimlerinde seçme, 1933’te çıkarılan Köy Kanunu’yla muhtar seçme ve köy heyetine seçilme hakkı da verilmiş böylece kadınların hem siyasi hayata girmelerine olanak tanınmış hem de seçme hakkı sayesinde ülkesinde en küçük yerel yönetimlerden ülkenin yönetimine kadar tercihini kullanabilmesi özgürlüğü verilmiştir. Bu devrimler kadın-erkek eşitliğinin sağlanabilmesi yolunda gerçekten büyük adımlar.

Aslında toplumsal yaşamın her alanında eşit olabilmek her şeyden önce insan olmanın bir gereği değil midir? Cumhuriyet’in ilanından bu yana yapılan devrimlere rağmen ne kadar yol katedebildiğimiz de üzerinde kafa yormamız gereken bir konu. Tabi dizilerden ve magazin programlarından vakit bulabilirsek !

Yıl 2012 ve 550 kişilik T.B.M.M ‘de sadece 78 kadın milletvekili var. Dağılım da oldukça ilginç. 2011 genel seçimlerinden sonra CHP’de 19, AKP’den 45, MHP’den 3 ve Bağımsızlardan 11 kadın milletvekili var mecliste. Oransal olarak kadınlar meclisin sadece %14’ünü oluşturuyor. Yerel yönetimlerde ise durum daha içler acısı.  81 ilinden sadece 2’sinde, 923 ilçenin ise 15’inde kadın belediye başkanı görev yapıyor. Küsürat hesapları sevmediğimden buradaki oranı hesaplamaya zahmet etmeyeceğim.

Bir çok Avrupa ülkesinden yıllar önce bu hakları elde etmişken hala kadınların siyasette yeteri kadar giremeyişi hatta 4+4+4 gibi düzenlemelerle eğitim hayatından bile uzaklaştırılmaları için zemin hazırlanması bırakalım yapılan devrimleri daha ileriye götürmek, mevcudu bile koruyamadığımızın acı sonucu.

Yoksa biz Kadın hakkı yoktur, Hakkı erkek ismidir zihniyetinde miyiz?

2 Yorum

  • Güneş Abacı Aralık 8, 2012, 5:26 pm

    Sizin gibi düşünenlerin yanındayız ve beliki de sizden ileriyiz..Ancak,
    Kadın hakları davasında hemcinslerinizin bu hususta çok geride kalmasını yadsıyacak mıyız ?
    Çağdaş dünyada kadın hakları davasına hizmette sandığa giden % 50 nin yarısı % 25 ‘e ne oluyor. Önce onların eğitilmesi ve kendi davalarına sahip çıkmasını beklemek
    icap etmez mi ?. Kendi davasına ihanet eden hemcinslerinizi lütfen acımasızca yerin derim.
    Sevgilerimle

    • Pınar Aralık 8, 2012, 5:55 pm

      Kadın olarak birey olmanın ne demek olduğunu, haklarının neler olduğunu, eğitimin önemini, çalışma hayatında var olmanın getirilerini kavrayamamış insanlarla hemcins olmayı reddediyorum. Bizler elimizden geldiğince anlatmaya çalışıyoruz ve anlatmaya da devam edeceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.