Taşınamaz Bellek

Mayıs 21, 2013

Bazen beynimi o kadar dolu hissediyorum ki. Düşünmem gerekenler, düşünmesem de olup düşündüklerim, düşünmeyi istemesem de düşündüklerim. Hafızamda tuttuklarım, hatırlatma notu aldıklarım, önce unutup sonra hatırladıklarım, unutmak isteyip unutmadıklarım.

Bir sürü konu, olay, yapılacak iş, kontrol edilecekler, aranacaklar, yazılacaklar, bakılacaklar, gidilecekler, alınacaklar derken belleğimin sınırlarını zorladığımı hissediyorum.

Keşke hafızamızdaki şeyleri istediğimiz gibi parçalara bölerek kategorilere ayırsak. Her parçasını bir taşınabilir belleğe koyabilsek. İstediğimiz zaman gereken belleği hafızamıza alsak. İstemediklerimiz çantamızın en dibinde dursa.

Mesela kötü anılar diskimiz olsa. Bizi üzen şeyleri o diske koyup diski kırsak:) Güzel anlarımızın diski hep beynimizde takılı olsa günlük işler diskiyle birlikte. Yorulduğumuz ya da daraldığımız anda hemen devreye girse.

Belki düşünce olarak fantastik. Hatta insanı insan yapan duygular ve düşünceler bütünü anlayışına da ters. İnsan hayata dair olumlu ve olumsuz ne varsa birlikte yaşamalı. Ama hayat hiç derdiniz tasanız olmasa bile günden güne daha çok yormuyor mu? Yaş ilerledikçe sorumluluklar artıyor. Beraberinde hayatın daha da farkına varıyorsunuz. Büyük şehirde yaşayıp şehrin karmaşasına kapıldıysanız üstüne bir de detaycıysanız ne kadar gerçekçi biri olursanız olun benim gibi arada fantastik düşüncelere dalabilirsiniz.

Belleğimi parçalara bölüp saklayamasam da arada veri temizliği ve yeniden biçimlendirme isteğim hep var olacak. Belki de yarın ilk iş temizlikten başlarım…

6 Yorum

  • imran göker Mayıs 22, 2013, 10:07 am

    Güzel anılarımız zaten kolay kolay unutulmaz. Onları bazen gülümseyerek ve yeniden o mutluluğu yaşayarak bazen de o anlara bir daha geri dönemeyeceğimiz için hüzünle hatırlarız. Ancak kötü anılarımızı da ne kadar istesek de unutamayız. Fakat eğer bardağa dolu tarafından bakarsak, kötü anılar bize deneyim kazandırır, bizi olgunlaştırır. Yeter ki biz onlardan ders çıkarmasını bilelim

    • Pınar Mayıs 22, 2013, 10:21 am

      Bazen bir şeylerin doğrusunu bilsek bile dediklerini yapamıyoruz. Ben işte böyle anlardayım…

  • NURŞEN ERTOK Mayıs 22, 2013, 12:21 pm

    İyi anılar unutulmuyor evettt, kötü anıları da hafızadan çıkarmak hatta kazımak bazen zor olabiliyor ama şunun farkına varmamız gerekiyor; yaşadığımız olumsuzluklar bize bir mesaj ve hayatı öğrenmenin,sabır göstermenin, biçip tartmanın bir tarafı. İyisiyle kötüsüyle yaşadıklarımızın hiçbiri boşuna değil. Güzel görüp güzel düşünenlerden ve güzel düşünüp hayattan lezzet alanlardan olmak ümidiyle….

  • Mehmet Göl Mayıs 23, 2013, 7:01 pm

    Sevgili Pınar. İletini beğeniyle ve ilgiyle okudum.Beni alıp götürdün çocukluk yıllarıma. İlk gençlik yıllarımdaki anılar.Acı ve tatlı.Hiç kaybolmamışlar.Bütün tazeliği ile güzelliği ile kaskatı ve zalim yanları ile öyle duruyorlarmış.Yeniden gördüm ve yaşadım…Hey gidi günler heeeeeyyyy.

  • Güneş Abacı Mayıs 27, 2013, 8:17 am

    Hayat, çatlak bardaktaki suya benzer,
    İçsende tükenir içmesen de
    Bu yüzden hayattan tat almaya bak….
    Çünkü yaşasan da bitecek…Yaşamasan da
    Neyzen Tevfik

    Ama yapamıyoruz değil mi ? Galiba bunun adına “Topluma karşı sorumluluk” diyorlar… Sevgiler

    • Pınar Mayıs 27, 2013, 8:21 am

      Sadece topluma değil kendimize ve sevdiklerimize de karşı sorumluluğumuz. Yorulsak da üstümüze derimiz gibi sarılmış ve sıyrılamıyoruz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.