Haydi Mutlu Ol’MAYA

Eylül 26, 2013

Tıpkı şarabın, ekmeğin, yoğurdun mayalanması gibi ilişkilerin de mayalanma süreci var. İlişkiler mayalandıkça insanları mutlu eder. Dostlukların kalıcı olması bu mayanın tutmasına bağlıdır. İlişkilerin de öyle.

Birini yeni tanımaya başladığımızda hakkındaki her şey belirsizdir hatta sürprizdir. Önce yaşını, işini, eğitimini bilmek isteriz. Sonra nelere güldüğünü, nelere kızdığını. Bazılarımız burcunu merak eder, burcunun özelliklerini taşıyor mu? En sevdiği müzikler ne acaba? Aynı filmlerden hoşlanıyor muyuz? Tiyatroya da gider mi? Kaç kardeşler? Sağlam dostlukları var mı? Hobileri neler? Bana karşı ne hissediyor? En sevdiği özelliğim ne? Kitap okuyor mu? Bildiklerini ve öğrendiklerini anlatır mı?

Bunları yavaş yavaş öğrendikçe daha doğrusu keşfettikçe daha derin duygular ve beklentiler devreye girer. Yaşadığımız mutluluğa onu ortak eder ve içtenlikle sevinmesini bekleriz. Zaten sevinmiyorsa hiç durmayıp yeni denizlere yelken açmak lazım. Mutsuz olduğumuzda yanımızda mı? Anlamaya ve yardımcı olmaya çalışıyor mu? Cevap evet ise o eli daha sıkı tutmalı.

Sonra daha da derinleşir ilişki. Farklılıklar ortaya çıkar. Birbirinin farklılıklarının farkında olup orta noktada buluşmaya çalışan çiftlerin ilişkilerinin mayaları da sağlam olur. Sanırım en zoru kişilerin birbirine duygularını gösterme şekli. Kimi dile döker, kimi davranışlarıyla belli eder, kimileri ise hep içinde yaşar.

Duygularını belli etmeyen biriyle mayalanmak çok zordur. Hep satır aralarını yakalamaya çalışır, ilişkimizi sorgular ve bir türlü mayayı tutturamayız. Kıvamı istediğimiz gibi olmaz hiç. Birbirimizin hayatını, alışkanlıklarını, çevresini öğrendikçe karşımızdakini daha çok benimsemeye başlarız. Bazen o anlatmadan biliriz. Sonrasında da aidiyet duygusu gelir. Kendimizi o ilişkiye ait hissederiz. Ben olur, sen olur bir de biz olur. Birlikte uzun yıllar geçirmiş ama sevginin yanında birbirlerine saygıları hiç azalmayıp aksine artmış çiftlerin sırrı da ilişkilerinin mayalarının iyi tutmasıdır.

Hıristiyanların düğün törenlerinde iyi günde kötü günde, hastalıkta sağlıkta, ölüm sizi ayırana dek diyerek yemin ettirirler. Aslında tüm sağlam ilişkilerin temeli dile dökülse de dökülmese de bu sözlerin tutulmasında yatar. Yozlaşmış ilişkilerin diz boyu olduğu bu hayatta herkese mayası kıvamında ilişkiler dilerim 🙂

Bir yorum

  • kifayet Aralık 11, 2013, 11:38 am

    Sevgili Pınar hanım sayfanızı bir tesadüf okudum.canımı acıtan, beynimden geçen uzun zaman beni rahatsız eden ilişkiler ve mayanın kıvamı, ne güzel ifade edip satırlara dökmüşsünüz .Elinize gönlünüze sağlık teşekkür ediyorum kendi adıma.

    53 yıllık hayatımda bir dost bulamadım gün akşam oldu. Geriye dönüp baktığımda ben nere de yanlış yaptım? kıvamı tutturamadım diye kendimi sorguladığım zaman çok oldu.Ben mükemmel değilim fakat arkadaş ve dost görüntüsü altındaki insanlara hep pozitif olduğunda almadan verdiğinde sorgulamadan .lay lay lom olduğun vakit ilişkilerdeki sıcaklığı ben kabul edemedim. İşin garibi arkadaş ve dost olduğunu sandığın ilişkilerde,bırak dost olmayı arkadaş bile olamadığını fark etmek içine sindirmek kabullenmek ,yıllardır her bir şeylerini paylaştığın kötü günlerinde hep yanlarında olduğun ilişkiler,Mayalanma sonucu kopan bağlar.

    En kötüsü de sosyal aktivesi ve ilişkileri değiştikce maddi açıdan palazlandıkça hayatına mutluluğuna ortak ettiğin insanların sana kendini satmaya kalkması kabullenilir gibi değil.

    Velhasıl benim mayamın kıvamı hiç tutmadı .bütün kepenklerimi kapattım. Sonunda yalnız kaldım ama mutluyum.Yüzeysel ilişkiler yaşamaktan arkamı kollamaktan günü kurtaran ilişkiler yaşamaktansa yalnız olmak daha iyi geldi bana .sevgiyle kalın. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.