Bilgi Güçtür

Eylül 22, 2015



Araştırmaya ve öğrenmeye meraklı biri olmak çoğu zaman iyidir. Kimseye ihtiyaç duymadan bir çok şeyi kendi kendinize öğrenip, işlerinizi kendiniz halledebilirsiniz. İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birşeyleri araştırmak çok kolay hale geldi. Cebimizdeki telefon ile bile tüm bilgiler elimizin altında. Ancak bazen fazla araştırmak ve öğrenmek insanı dehşete düşürebiliyor.

Bir kaç gün önce bacağımda kaşıntı sonrası morluklar oldu. Ben de hastanenin hangi birimine gitmem gerektiğini anlayabilmek için bu belirtiyi araştırmaya başladım. Lanet olsun araştırmacı ruha !!!

Araştırmalarım sonucunda elime geçen bilgiler şöyleydi;

* Çok ağrı kesici içiyorsanız olabilir (hayır içmyorum)
* Kan hastalıklarından biri olabilir ( her sene en az 1 kere tam kan tahlili yaptırırım şu ana kadar anormal bir şey çıkmamıştı ama!)
* Karaciğerde ya da safra yollarında sorun olabilir (sebze ve meyve ağırıklı besleniyorum, aşırı hamur işi ve yağlı yiyecekler de yemem, düzenli kontrollerimi de yaptırırım olabilir mi bir sorun? )
* Lösemi (o kadar da değil, başka hiç bir şikayetim de yok kan kanseri olma olasılığım var mı??? !!!)

Geçen hafta Chasing Life (Hayatı Kovalamak gibi bir şekilde çevirebiriz Türkçe adını) dizisini izlemiştim. 1 sezon 21 bölüm. Dizi 24 yaşında gazetecilik yapan kızın bir anda lösemi olduğunu öğrenmesiyle başlıyor ve tüm sezon boyunca hastalığının tedavi evreleri, çevresindeki insanlarla ilişkileri, hayatı kaçırma ve henüz yapamadığı şeyler için zamanının olup olamayacağı korkusu içtenlikle, insanın içini karartıp boğmadan işlenmişti. Bir anda yeni izlediğim dizinin hastane sahneleri gözümün önüne geldi.

Hastalık hastası biri değilim ama insan vücudunun yolunda gitmeyen birşeyler varsa mutlaka sinyalini verdiğini biliyorum. Yani “dağ gibi bir insandı hiç bir sağlık sorunu yoktu” ile başlayan cümleleri de pek doğru bulmuyorum. Doktora gittiğimde de öncelikle bezelerim var mı diye kontrol ederken yüzündeki ciddiyet ve sessizliğiyle küçük çaplı bir korku yaşadım. Yapılan kan testleri sonucunda hiç bir sorun olmadığı ve sadece C vitamini takviyesinin yeterli olduğunu söyleyince hem çok mutlu oldum hem de araştırmamla doktora gitmem arasında geçen 1.5 gün boyunca yaşadığım stresten dolayı kendime çok kızdım. Bilmememek en iyi diyemeyeceğim. Bilmek iyidir. Önemli olan bildiklerimizi hayatımızda en doğru şekliyle kullanmak ve bilgiden korkmamak.

İngiliz filozof Francis Bacon’in meşhur bir sözü var, “Bilgi Güçtür”. Bu sözü duyduğumdan beri hep daha güçlü olmaya çalıştım. Öğrendiğimiz her şey hayatımızın bir yerinde bize mutlaka bir fayda sağlıyor.

Araştırmaya, öğrenmeye ve bilmeye devam 🙂

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.