Kebap, Şalgam, Rakı vesaire…

Aralık 14, 2015

 

Hafta sonu Adana’daydım. Kebap, şalgam, rakı vs festivalinde 🙂 Bu organizasyona Rakı Günü, Rakı Festivali gibi isimler de denebiliyor. Adanalıların gelenek haline gelmiş bir kültürleri. Adana Rakı Festivali öncüsü Cengiz Taltekin. Kendisi bir çok sivil toplum kuruluşu üyesi.2006 yılında Seyhan Lions Kulübü olarak kendi aralarında yaptıkları bu organizasyon yıllar geçtikçe gelenek halini almış.

Türkiye’nin dört bir yanından insanlar Aralık ayının 2. cumartesi günü yapılan bu etkinliğe geliyor. Bu sene Adana Valisi etkinliğe izin verilmeyeceğine dair bir açıklama yaptı. Çünkü ülkemizin tek sorunu alkol. Sırf bu durumdan dolayı festivalin adı “Adana Kebap ve Şalgam Festivali” olarak değiştirildi. Ben akşam 22:00-01:00 arası festival yeri olan Kazancılar çarşısındaydım. Ara sokaklara masalar kuruldu, ciğer ve kebap tezgahları açıldı. Havada özellikle ciğer kebap ve rakı kokusu vardı buram buram.

Daha bir yere oturmamışken 10 metre arkadan bir kaç el kuru sıkı tabanca ve tüfek sesi duyuldu. Bir anda arbede çıktı, masalar, sandalyeler, tabaklar ve bardaklar devrildi. İnsanlar birbirini ezecek duruma geldi. Ben de çarpan masa ve sandalyeden nasibimi aldım ve sol bacağımda 2 koca morluk var.Masalara sopa ve döner bıçağı ile vurarak kaçan 4 şüpheli ise sivil polisler tarafından yakalanmış. Aklı kıt içki karşıtı işgüzarlar ortalığı karıştırmaya çalıştılar ancak olaydan beş dakika sonra herkes sakinleşti ve eğlenceye kalınan yerden devam edildi.

Gençler, yaşılar, kadınlar, erkekler, birbirini tanıyanlar, tanımayanlar davul zurna sesleri, şarkılar türküler eşliğinde yemeğini yedi ve rakılarını içti. Orada bulunduğum süre boyunca ne bir sözle ne de fiziksel en ufak bir tacize rastlamadım.  Aynı festival Taksim’de olsa ertesi gün tacizcileri, kavga edenlerin görüntüleri, göz altına alınanların sayıları ile ilgili bir çok haberi okuyor olurduk. Gitmeye fırsatı olanlara gitmelerini tavsiye ederim. Bu kadar kalabalık bir ortamda binlerce insanın bir dost meclisi havasında öylesine keyifli eğlendi ki. Hatta gidebiliyorsanız en az iki gün kalın. Yöresel lezzetlerini tadın. Ben kırmızı etten nefret etmeme rağmen orada yaşayan arkadaşımı görmek ve oranın ortamını solumak için Adana’ya 4 kere gittim.

Giderseniz Sinema Müzesi’ni mutlaka gezin. Ali Şen/Şener Şen, Aytaç Arman, Salih Güney, Yılmaz Köksal gibi sinema sanatçıları, Müslüm Gürses, Ümit Besen gibi güçlü sesler hep Adanalı. Hatta müzede bir oda var tamamen Yılmaz Güney’e ayrılmış. Odada Umut filmindeki kostümünden  1971 yılında aldığı Altın Koza ödülüne filmlerindeki bir çok kostüm ve materyalleri görebilirsiniz. Hatta balmumundan bir heykeli bile var. Kısacası fırsatınız olursa, yolunuzu düşürebilirseniz Adana’ya gelin. Bundan sonraki ilk Adana gezimi bu yıl dördüncüsü düzenlenecek 9 Nisan’da açılışı yapılacak olan  Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı’na denk getirmeyi planlıyorum. Geçen yıl neler yapıldığını, festivalin gün gün etkinliklerini incelemek isterseniz http://nisandaadanada.com/ sitesini incelemenizi öneririm.

artworks-000130231470-e6txvz-t500x500

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.