Danimarkalı Kız

Mart 7, 2016

 

Uzun süredir  beni  bu kadar etkileyen bir film izlememiştim. Filmin adı Danimarkalı Kız ( orijinal adı The Danish Girl ). Baştan söyleyeyim eğer homofobikseniz filmden benim kadar keyif almanız maalesef mümkün değil.

Film David Ebershoff’un aynı isimli kitabından uyarlama. Filmin konusuna gelince Danimarkalı ressam Einar Wegener yine kendi gibi ressam Gerda Gottlieb ile evlidir. Einar erkek olarak dünyaya gelmiş ancak kendisini kadın gibi hissetmektedir. Hislerini bastırarak yaşamına devam etmeye çalışmaktadır. Bir gün eşine kadın model olarak poz verir ve o zaman bastırdığı kadınsal duyguları açığa çıkmaya başlar. Ortaya karşı cinsten olan ikinci kişiliği Lili Elbe çıkar.

Einar eşi Gerda’yı sevmesine rağmen Lili olmaktan duyduğu mutlulukla gittikçe artan bir kimlik karmaşası yaşamaya başlar. Evliliklerine de yansıyan bu karmaşa sonucunda doktora giderler. 1900 lerin ilk yıllarında eşcinsellik hastalık olarak değerlendirilen bir durum olduğundan şizofren, sapkınlık gibi teşhisler koyulur.

Gerda’ya gelince…

Gerda bir bakan kızıdır ve ressam olabilmek için Kopenhag’a taşınmıştır. Kophenag Sanat Okulu’na başlar ve burada tanıştığı Einar ile kısa sürede evlenirler. Gerda da resme tutkundur. Einar’ın Lili olarak verdiği pozları resmetmiş ve oldukça tanınmış ve bu kendisine kişisel sergiler, ödüller getirmiştir. Lili ortaya çıkıp Einar dürtülerini bastıramaz noktasına geldiğinde bile Gerda onun yanında olmuştur.

Einar yani Lili bilinen ilk transseksüeldir. Gittiği doktorlardan biri kendisine cinsiyet değiştirme ameliyatından bahseder. Ruhen kadın olan Lili bedensen olarak da kadın olabilmek hatta kimbilir belki bir gün anne olabilmek için beklediği mucizeye kavuşmuştur.

İlk ameliyatı ile cinsel organından kurtulur. Ameliyat ve sonrası oldukça zor geçmesine rağmen Einar sonunda gerçek anlamda Lili olma yolunda olduğundan zorluklara göğüs germektedir. Bu süreçte de Gerda hep yanındadır. Kadın-erkek olarak başlayan ilişkileri, Lili ortaya çıkınca lezbiyen bir ilişkiye dönmüş ancak Lili tamamen kadın olamadıkça Gerda’dan uzaklaşmaya başlamıştır.

Yapay cinsel organ yapılabilmesi için olması gereken ikinci ameliyatın zamanını öne çekmiş ve bu ameliyat sonrasında da yaşadığı kan kaybı, enfeksiyon gibi sebeplerden ötürü de hayatını kaybetmiştir.

Yaşanılan tüm süreçler öylesine dokunaklı işlenmiş ki filmde hem konusu, hem oyunculuk gerçekten insanın yüreğini avuçlar içine alıyor.

İzlediğimden beri ara ara düşünüyorum Einar kadar cesur olup istediğim şeyin peşinden hayatımı kaybetmek pahasına gidebilir miyim?

Gerda gibi ne olursa olsun böylesine zorlu bir süreçte sevdiğim insanın yanında olabilir miyim?

 

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.