Sakura

Mart 22, 2016

 

Japonca bir kelime olan Sakura, meyve vermeyen bir tür “Kiraz Ağacı”dır. Japonya’da 200’den fazla çeşidi olduğu biliniyor. Japon kültüründe çok özel bir yeri varmış. Benim Sakura’yı keşfetmem internette bir çok yerde gördüğüm muhteşem ağaçların ne olduğunu merak edip araştırmam sonucunda oldu.

Sakura ağacının çiçekleri ağır ağır açıyor ama çok çabuk dökülüyor. Hem hayatın başlangıcını yani baharı müjdeliyor hem de kaçınılmaz sonunu simgeliyor. Japonya’da baharın müjdecisi olmasına rağmen, daha solmadan en güzel halindeyken dallarından düşmesi sebebiyle edebiyatta ölüm ile yaşamın birlikteliğini ifade ediyor.

Samuray tarzı yaşamı kabullenmiş olan Japon halkı için kiraz çiçeğinin anlamı büyük. Bunun nedeni Kiraz çiçeklerinin en güzel çağlarında solmadan direk olarak yere düşmeleri. Samuraylar kiraz çiçeklerine bakarak olası bir savaşta her an ölümü akıllarına getirmekte ve felsefi bir boyuta gitmekte.

Ağaç, Japon kültüründe mükemmel güzelliği ve aynı zamanda hızlı, acısız ölümü ifade eder. Bir şeyin hem üstün güzellik hem de hızlı şekilde ölmeyi nasıl aynı anda sembolize ettiği sorusunun cevabı ise Japon kültürünün ölüme bakış açısında saklı.

Japon kültüründe iş ve çalışma anlayışına, hükümetlerinin herhangi bir olumsuzluk durumunda nasıl onurlu davrandıklarına, doğal afetlerde gösterdikleri soğukkanlılığa, disiplinli ve duyarlı davranışlarına zaten hayrandım. Sakura kültürleri de hayranlık listeme eklendi.

Bu çiçek martın son haftası ile nisanın ilk haftası arasında açıyor ve Japonya’da bu dönem kutsal sayılıyormuş. Öyle ki hava durumundan sonra bir de “Sakura Durumu” veriliyormuş. Bu dönemde oldukça fazla turist ziyaret ediyormuş ülkeyi.  Dolayısıyla Japonya’da meteorolojinin en önemli ve kritik görevlerinden biri, ‘sakura zensen’in yani çiçek açmanın tam tarihini tespit edebilmek. En ufak bir yanılma, Japon Meteoroloji Müdürlüğü için tam bir felaket demek. Bir defasında, bir bilgisayar virüsüne mal edilen bir yanlışlık nedeniyle tarihi yanlışlıkla beş gün erken olarak açıklanan ‘sakura zensen’e tanıklık etmek için bahçelere koşan Japon halkı tomurcuklarla karşılaşınca büyük bir skandal yaşanmış ve bunun üzerine Meteoroloji Müdürü bir basın toplantısı düzenlemek ve halktan özür dilemek zorunda kalmış. Ağacın fıtratında var dememişler! ve yine onurlu bir davranış sergilemişler.

Güzelliğin ve estetiğin simgesi olan kiraz çiçekleri açtığında Japonlar parklara, bahçelere, tapınaklara akın ediyor. Yalnızca çiçekleri seyretmek için. Bu çiçek izleme partilerine “hanami” adı veriliyor. Hanami festivallerinin en can alıcı etkinliği, zen sükunetine yaraşır şekilde, yalnızca yürümek.

 

Kolaj-Bakü

Ben bir kaç yıl önce Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye eski cumhurbaşkanları Haydar Aliyev’in doğum günü olan 10 Mayıs tarihine denk gelen hafta gitmiştim. Azeriler için Haydar Aliyev’in doğumgünü Gül Bayramı olarak kutlanıyor.  Kutlamalar için 3-4 gün açık kalan bir çiçek bahçesi daha doğrusu gül bahçesi hazırlamışlardı ve ben gezerken bakmaya doyamamıştım. Demek ki Sakura döneminde Japonya’ya gidebilirsem dönem bitene kadar beni kimse ağaçların yanından uzaklaştıramayacak ?

Yüzyıllardan beri şairlere, müzisyenlere ilham veren Sakuralar, II. Dünya Savaşı’nda “kamikaze” adı verilen intihar pilotlarının da son uçuşlarına çıkmadan uçaklarına çizdikleri bir figür olarak tarih sahnesinde yerini alıyor. İnanışa göre, Ülkelerini korumak için intihar görevini tamamlayan kahraman pilotlar  bir sonraki hayatlarında kiraz çiçeği olarak reenkarne oluyor. Ne kadar ilginç değil mi?

Japonya’daki Sakura Vakfı, bütün dünyada sakura ağaçlarını barışın sembolü haline getirmek için çalışıyor. Çeşitli ülkelerle temaslar kurup bu ağaçların dikilip halkın görebileceği mekanlar arıyorlar. İstanbul’da da bundan 120 yıl önce Japonya’ya yapılan dostluk ziyaretinden dönerken batan Ertuğrul Firkateyni’nde şehit olan 600 denizcimizin anısına TEMA Vakfı’nın İstanbul Kozyatağı’ndaki Nezahat Gökyiğit Bahçesi’ne 2005’te sakura fidanları dikilmiş.  Bu parka defalarca gitmeme rağmen bir türlü uygun zamana denk gelememişim ne kadar yazık. Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’nde oluşturulan ve Ertuğrul Adası adı verilen özel bir bölümde yetiştirilen sakuralarını Nisan ayının 10’una kadar görebiliyormuşuz. Bu sene kaçırmamaya çalışacağım ve o hayran olduğum  ağaçları göreceğim.

Burası dışında  Sarıyer ilçemizde de bu ağaçları görmek mümkünmüş. Büyükşehir Belediyesi’nin ülkeler arasındaki dostluğu pekiştirmek amacıyla 2003’te Baltalimanı’nda kurduğu Japon Bahçesi’ne 52 yetişkin sakura dikilmiş. Geçen yıl Japonya’dan 12 ağaç daha gönderilmiş. İstanbul’un en yaşlı sakura ağaçları ise, Japon Bahçesi’nden kuş uçuşu 1,5 kilometre uzaklıktaki Emirgan Korusu’nda. Beyaz Köşk’ün havuz yönündeki girişinde iki büyük sakura bulunuyormuş. Ayrıca Beyaz Köşk’le Sarı Köşk’ü bağlayan yolda da yaklaşık beş metrelik bir sakura görebiliyormuşuz.

Gezilecek görülecek yer listemde henüz Japonya yok ama listeye girdiğinde bu döneme denk getirmek gezi programımın ilk kuralı olacak gibi görünüyor. Gidene kadar da İstanbul’da bu ağaçları görmek çok keyifli olacak…

2 Yorum

  • Pınar Mart 26, 2016, 8:19 pm

    Gercekten cok etkileyici bir içerik olmuş. İnsanda bu ağaçların çiçek açışını izleme isteği uyandırıyor. O yüzden yazının sonunda görebileğimşz istanbul lokasyonlarını vermene çok sevindim. Teşekkürler.

    • Pınar Mart 27, 2016, 9:37 am

      Beğenmenize çok memnun oldum. Teşekkürler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.