Pareto Prensibi

Nisan 17, 2016

Pareto

Prensibin açılımını ilk okuduğumda evet evet ben de bunların farkındayım demiştim. Ancak bunun önce tesadüf sonucunda fark edilen bir bilgi, sonrasında da araştırmalar sonucunda ortaya konan bir gerçeklik olduğunu bilmiyordum.

Prensibin kısa özeti ” ortaya çıkan etkinin %80’i, etkenlerin sadece %20’sinden kaynaklanır” .

Yaklaşık bir asır önce, İtalyan matematikçi ve ekonomist Vilfred Pareto İngiltere’sinin servet ve gelir dağılımını incelerken bir şey fark etmiş. Ülkenin % 80 zenginliğinin, nüfusun % 20’sine aitmiş. Daha sonra kendi ülkesi İtalya da dahil, diğer ülkelerdeki araştırmaları da incelemiş ve çok benzer bir dağılımın olduğunu görmüş. Daha sonra bir çok veride benzer sistematik dengesizliğin olduğunu gözlemlemiş. Ulaştığı bu bilgileri yeteri kadara açıklayamamış maalesef.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında Pareto İlkesi asıl hak ettiği değeri görmeye başlamış ve önemli azınlık (%20) ile önemsiz çoğunluk (%80) arasındaki bu ilişki, 80/20 Kuralı, Pareto Prensibi, Asgari Çaba İlkesi veya Dengesizlik İlkesi gibi adlarla, tüm dünya literatürüne girmiş.

Prensibe göre;

Sonuçların %80’i, girdilerin sadece %20’sinin etkisiyle oluşur prensibine göre, eğer bir işin en önemli %20’lik kısmını çok iyi yaparsak, işin %80’ini halletmiş oluyoruz.

hayatın her alanında herhangi bir ibreyi %20 hareket ettirebilmek için zamanınızın %80’ini harcıyoruz.

Girdiler ve çıktılar arasındaki dengesizlik ilişkisi 65/35, 75/25, 70/30 veya aradaki sayıların herhangi bir kümesi şeklinde de olabilir. Nedenler ve sonuçlar arasındaki dengesiz orantı kaçınılmazdır.

Gündelik yaşantımızda pek çok örneği görüyoruz. Siz de benim gibi bu orantısızlıkları hayatınızda yaşıyorsunuzdur mutlaka.
Zamanımızın %80’inde, gardırobumuzdaki kıyafetlerin sadece %20’sini giyeriz.

Veya vaktimizin %80’i, tanıdıklarımızın yalnızca %20’siyle geçer.

Türkiye’deki yayınların %80’i, üniversitelerin % 20’si tarafından yapılıyor.

Nobel ödüllerinin % 86’sını, ülkelerin %20’si kazanıyor.

Microsoft en fazla raporlanan hataların %20’sini çözerek, çökmelerin %80’inin engellenmesinin mümkün olduğunu belirtmiş.

Örnekleri ne kadar çok artırabileceğimizi bir düşünün…

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir