Dikiz Aynası

Temmuz 25, 2016

İlk arabam olduğunda daha ilk defa  kendi başıma kullandığımda sürekli dikiz aynasından arkadan gelen araçlara bakıyordum çok yaklaşıyorlar mı diye ve bu korkumdan dolayı neredeyse bir kaldırıma çıkıyordum. Kendi bisikletimden başka bir bisikleti ilk kullandığımda önüme bakmak yerine arkamdan araba geliyor mu (sanki arabayla yarışacağım !!!) diye bakmaktan düşüp ellerimi yaralayıp dişimi kırmıştım.

İlk güvenim sarsıldığında sürekli bu duyguyu düşünüp bir süre kimseye güvenmemeyi seçmiştim. Üniversiteden mezun olduğumda ilk bir kaç iş görüşmem olumlu sonuçlanmayınca bir süre hiç bir iş başvurusunda bulunmamıştım kendimce kırılarak. İlk kez bir sınavda kötü not aldığımda artık başarısız olduğuma inanıp daha fazla çalışmak yerine  2. ve 3. kötü notumu almıştım (geometri dersi sevmemiştim, sevmiyorum, sevmeyeceğim). Düşündüğümde o kadar çok takılı kaldığım dikiz aynasından bakışım var ki…

Sonra fark ettim ki benim gibi bir çok insan hep geriye bakıp takılıp kalıyor orada. Sadece hayatlarımızda değil, toplum olarak yaşadığımız tüm olumsuzluklarda vah vah tüh tüh hallerinden çıkamıyoruz bir türlü. Evet zarar gördük hatta canımız yandı, kayıplarımız oldu, pişmanlıklarımız, keşkelerimiz. Ama bireysel ya da toplumsal geçmişte yaşanan ne olursa olsun yapmamız gereken durum değerlendirmesi yapıp ders çıkarabilmek.

Sürekli dikiz aynasına bakmak önünüzü göremeyip duvara toslamaktan fazlasını getirmiyor..

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.