Hayatı Nasıl Yaşamak İstersin?

Temmuz 29, 2016

 

Sürekli bir koşturmaca içerisindeyiz. Yaşamımızı sürdürebilmek için para kazanma kaygısıyla kurulu robotlara döndük. Daha fazla para kazanmak istiyoruz daha iyi ev, daha iyi araba, daha iyi restaurantlar, daha fazla tatil derken daha fazlanın bir sınırı olmadığını görüyoruz bu düzen içerisinde helak olurken.

Bir yandan da daha önümüzde 20-30 yıllık bir çalışma hayatı olmasına rağmen emeklilik planları yapıyoruz. Çevremde hemen herkesin emeklilik hayali küçük bir sahil kasabasına yerleşmek, kendine yetecek kadar sebze ve meyve yetiştirmek. Biraz sahilde yürüyüş, deniz kokusunu içimize çekmek… Gençliğimizde büyük büyük yüklerin altına atıyoruz kendimizi ileride küçük mutluluklarımız olabilsin diye.

İşte bu zıtlıklar arasında hayatını bir anda tam tersine çevirebilen insanlara gıpta ediyor ve hayranlık duyuyorum. Bazen böyle insanların hikayelerini okuyorum iç çekerek.

Aşağıdaki hikaye de bu durumu çok güzel özetliyor.

Kahrolsun kapitalist dünya !

Amerikalı bir iş adamı Meksika’nın küçük bir kıyı kasabasında iskeleye oturmuş denizi seyretmektedir. bu sırada bir balıkçı teknesi kıyıya yaklaşır. teknenin içinde bir balıkçı ile birkaç tane de ton balığı vardır. Amerikalı, balıkların kalitesini övdükten sonra bu balıkları tutmanın ne kadar sürdüğünü sorar. Meksikalı “çok az sürdü.” diye yanıtlar.
Bunun üzerine Amerikalı “o zaman niçin denizde daha uzun kalıp daha fazla balık tutmuyorsun? ” diye sorar. “peki geriye kalan zamanda ne yapıyorsun?” diye sorularını sürdürür. Balıkçı ailesinin ihtiyacı kadar balık tuttuğunu anlatmaya çalışır. Amerikalı sormaya devam eder. Peki geriye kalan zamanlarda ne yapıyorsun?


Balıkçı yanıtlar; geç yatarım. çocuklarımla oynarım. Karım Maria ile öğle uykusuna yatarım. Her akşam kasabanın merkezine inerim. Dostlarımla şarap içerim. biraz gitar çalarım. Dolu ve meşgul bir hayatım var bayım. Amerikalı balıkçıyı alaylı bir tavırla süzdükten sonra konuşmaya başlar.

Harvard’dan derecem var  sana yardımda bulunabilirim. Bunun için balık tutmaya zaman ayırmalısın. kazandıklarınla daha büyük bir tekne almalısın. Bu büyük tekneyle kazanacağın paralarla, daha başka tekneler alabilirsin. Böylece bir balıkçı filosu kurabilirsin. Balıkçının dikkatle dinlediğini gören Amerikalı konuşmasını tam gaz sürdürür. Tuttuğun balıkları bir aracıya satacağına doğrudan onları işleyenlere satarsın. Sonunda kendi fabrikanı açarsın sonra da bu küçük kasabadan ayrılır önce Mexico City’e ardından Los Angeles’e oradan da New York’a taşınıp kendine ait bir firma açıp onun başına geçersin.”

Balıkçı sorar “peki bayım tüm bunlar ne kadar sürede olur?”
15 veya 20 yıl  diye yanıtlar Amerikalı. Balıkçı sorar sonra ne olacak bayım? Amerikalı gülerek konuşmaya başlar hikayenin en güzel kısmı da bu ya  der ve konuşmasını sürdürür . Zamanı geldiğinde şirket hisselerini halka satar, milyon dolarların olur. çok zengin olursun.
Balıkçı “sonra ne olacak bayım?” dedikten sonra Amerikalı yanıtlar sonra emekli olursun. geç yatacağın, akşamları bir şarap evinde, dostlarınla şarap yudumlayacağın, gitar çalacağın, küçük bir sahil kasabasına taşınırsın.

 

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.