Darbeli Köyün Kavalcısı

Ağustos 5, 2016

İnsanların güvenini kazanabilmek zor güvenlerini kaybetmek kolay. İnsanlara güvenebilmek zor güvenin sarsılması kolay. İnsanlara olan güvenim sarsıldığında o insan ya da insanları kaybetmiş olmanın üzüntüsünü atlatmak çok uzun sürmüyor ancak yaşadığım hissin etkileri çabuk terk etmiyor beni.

Her kayıp daha temkinli olmamı sağladığı gibi zaman zaman da hoşgörü sınırımı aşağı çekebiliyor maalesef. Kızmamak, kırılmamak ya da zarar görmemek için kişilerin, grupların, partilerin, cemiyetlerin kısacası her kim olursa olsun yaptıkları ile söyledikleri birbirini tutmuyorsa duygularımı, ilişkilerimi, kararlarımı ya da yaklaşımımı gözden geçirir ve ona göre davranırım.

Çocukluğumda sık sık dinlediğim hikayelerden birinin paylaşmak istiyorum.
Bir gün Hamelin köyünü fareler basar. Her yerde fareler vardır ve halkın bütün yiyeceğini tüketmektedirler. Halk bu durumda ne yapacağını bilemez ve köy fareli Köy olarak anılmaya başlar. Bir gün bu köye bir adam gelir. Kendisine bir torba altın verirlerse köyü farelerden kurtaracağını söyler. Köylüler o kadar çaresizdirler ki hemen aralarında gerekli parayı toplayıp köyün muhtarına verirler. Adam kavalını çıkarır ve o kadar güzel bir melodi çalar ki bütün fareler onu takip ederler. Adam onları köyün yakınındaki bir nehre götürür. Kavalcı nehirden yürüyerek geçer fakat ardından gelen fareler suda boğulurlar. Köy farelerden kurtulmuş olur. Adam köye altınlarını almak için döndüğünde muhtar nasılsa köyde fare kalmadığı için adama ödeme yapmak istemez ve altınları ona vermez.

Bunun üzerine kavalcı tekrar kavalını çalarak yürümeye başlar. Bu sefer 130 tane çocuk onun peşinden gelir. Kavalcı onları yakındaki bir ormana götürür. Fakat kavalcı uyurken çocuklardan köyün yerini bilen biri kavalcının kavalını alır ve bütün çocukları tekrar köye götürür. Çocuklarının kaybolmasından çok endişelenen köylüler çocukları geri dönünce çok mutlu olurlar ve gerçeği öğrenince de köy muhtarına çok kızarlar. Sonunda kavalcıya altınlarını verirler.

İşte bu yüzden insanların her gün gazetelerde ve televizyonlarda yıllardır kandırıldık açıklamaları hiç samimim gelmiyor. Ya da yıllarca kandıkları vaatlerin aksini görüp yine de körü körüne inanan insanlar da zor duruma bile bile düştüklerinde içimde merhamet kırıntısı bile kalmıyor…

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir