Eskişehir Kaçamağı

Eylül 5, 2016

UNESCO tarafından 2013 yılında Türk Dünyasının Kültür Başkenti ve Somut Olmayan Kültürel Miras Başkentliği ünvanı almış bir şehirdir Eskişehir.  Burayı gezip görenler Aşk-ı Şehir diyor. Bu ismi sonuna kadar hak ediyor.

İstanbul’a mesafesi yaklaşık olarak 350 km olduğundan kısa tatiller hatta hafta sonu için bile ideal bir kaçamak yeri diyebilirim.

İstanbul’dan otobüsle, hızlı tren ile ya da aracınızla hatta bir tur şirketiyle gidebilirsiniz. Gittiğinizde gezmek için araca ihtiyacınız olacağından planınızı buna göre yapmanızı öneririm.

Nerelere gitmelisiniz?

Anadolu’da ki ilk Havacılık faaliyetlerinin gerçekleştirildiği tarihi Milli Mücadele dönemine dayanan savaş uçaklarının sergilenmekte olduğu Havacılık Müzesi’ni görmelisiniz. Müzenin açık alanında, çeşitli tip ve modellerde sivil ve savaş uçakları ayrıca bir adet polis helikopteri yer alıyor.Kapalı mekanında ise pilot giysileri, rozetler, maket uçaklar ve uçak motorları sergileniyor. Pazartesi ve salı günleri hariç diğer günler 09:00-17:00 saatleri arasında ücretsiz ziyaret edebilirsiniz.

Bütün parçaları Anadolu da Türk mühendisler tarafından belirli bir sure içinde üretilip bir araya getirilen Türkiye nin ilk Yerli Otomobili Devrim Arabası’nı görmek için TÜLOMSAŞ’a (Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayii A.Ş) gitmelisiniz.1961 yılında, dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in talimatıyla, Eskişehir Demiryolu Fabrikasında, 129 günde üretilmiş olan arabayı o dönemin koşullarını düşünürsek hayranlık duyuyorsunuz.

Türkiye deki İlk ve Tek Yapay Plajın bulunduğu Kent Park’ı gezip kafelerinde oturup bir şeyler içebilirsiniz.

Şelale Park’ı da mutlaka listenize ekleyin. Şelale Park içerisinde yer alan 1400 m2 lik yapay şelale bu parka adını veriyor. Ayrıca yel değirmeni, Don Kişot ve Sanço Panço Heykelleri, çocuk oyun grupları, mini amfi tiyatro, yürüme yolları, seyir terası, kafe ve restoran yer alıyor. Yapay şelalenin yanında yer alan kafe ve restoranda oturup Eskişehir manzarasına karşı bir şeyler yiyip içebilirsiniz.

Doktorlar Caddesi’nde yürüyüş yapıp, Porsuk Çayı kenarındaki kafelerde bir şeyler yiyip içmek ve etrafı seyretmek için de mutlaka zaman yaratın.

Odunpazarı evleri de mutlaka görülmeli.Safranbolu, Beypazarı, Göynük gibi yerlerdeki mimari özellik ve motifleri taşıyor ve UNESCO dünya mirası listesinde. Gitmişken Türkiye’nin ilk cam sanatları müzesi olan Çağdaş Cam Sanatları Müzesi’ni gezerek benim gibi hayran olabilirsiniz.

SAMSUNG CAMERA PICTURES
Eskişehir’de gezilecek görülecek, havası koklanıp yaşanacak o kadar çok yer var ki. Ben Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykelleri Müzesi’ne gidemedim ama siz mutlaka listenize ekleyin.
Sazova Bilim ve Kültür Parkı’na gittiğinizde Disneyland’a gelmiş gibi hissedebilirsiniz. Masal Şatosu, Korsan Gemisi, Yapay Gölet, Bilim ve Deney Merkezi, Sabancı Uzay Evi, Eti Sualtı Dünyası, amfi tiyatro, ağaç ev ve Şirinler’in evi tarzında çeşitli oyun grupları, kafe, restoranlar ve hediyelikçiler mevcut.

Eskişehir’in çiğ böreği meşhur. Tatmadan olmaz. En meşhur olanı Papağan Çiğ Börek. Kara Kedi bozacısında bozanızı içip Kurtuluş Kuruyemiş’ten de kuruyemişlerinizi almalısınız. Ben hala internet üzerinden kendilerinden alış veriş yapıyorum. Öğlene kadar sipariş verirseniz ertesi gün kapınızda.

esk-7

Gece hayatını seviyorsanız 222 Park size birbirinden farklı konsept ve etkinlikler sunuyor. İster hafif müzik eşliğinde içeceklerinizi yudumlayın isterseniz gece klubünde çılgınlar gibi dans edin. Geçmişte kereste fabrikası olan bu yer farklı mimarisi ve tarzı ile oldukça rağbet gören bir yer.

Eskişehir’i anlatmakla bitmiyor. Gezdikçe gezesiniz geliyor. Eğer gitmediyseniz mutlaka kısa tatil kaçamağı listenize ekleyin ve gidin, görün, günün her saatini dolu dolu yaşayın…

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir