Adıyaman’da 3 Gün

Adıyaman’da 3 Gün

Adıyaman, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin tarih fışkıran şehirlerinden biri. Şehir merkezi hariç 8 Adet ilçesi bulunuyor (Besni, Çelikhan, Gerger, Gölbaşı, Kahta, Samsat, Sincik ve Tut). Şehrin girişinde tabelada nüfusu 278.000 görünse de orada yaşayanların söylediğine göre neredeyse 750.000 nüfus var. İstanbul'dan hem Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan hem de Atatürk Havalimanı'ndan birden fazla hava yolu şirketinin uçuşu var. Uçuş 1 saat 40 dakika sürüyor. Ben Kurban Bayramı tatilinde Gaziantep üzerinden gidip geldim. Adıyaman programı yaptığımı duyan herkes ülkenin karışık durumunda doğuya gitmenin yanlış olduğunu söylediler. Durup düşündüğümde İstanbul'da yaşam daha tehlikeli. Tehlike sadece bombalanmaktan ibaret değil sonuçta. Çok kaderci bir insan olmasam da yaşayacak günlerim varsa kazadan da bombadan da kurşundan da bir şekilde kurtulacağıma inanıyorum. tabi bu olası tüm tehlikelere koşarak gideceğim demek de değil 🙂 Adıyman bir çok insan için Nemrut demek. Nemrut yazımda oranın muhteşemliğini anlatmıştım. Gelelim Adıyaman'a... Her yerinden tarih fışkırdığı için kalınacak süreye ve görülecek yerlerin bulunduğu bölgeye göre iyi bir planlama yapmak gerekiyor. Nemrut Dağı'na hem batışı hem de doğuşu için gidecekseniz dağ yolunda bir otelde konaklamak mantıklı olacağından ve sabah çok erken kalkmanın sonucu yorulacağınızdan toplamda 1 günü Nemrut'a ayıracak şekilde listenizi yapmanızı öneririm. Nemrut'a giderken Cendere Köprüsü ve Karakaş Tümülüsü olmak üzere bir kaç tarihi yeri gezebilirsiniz. Görülecek çok yer olmasına rağmen benim listemde bu 3 yer öncelikliydi. adiyaman3 Büyük şehre alışmış biri için oldukça sakin bir şehir. 3-4 günlük bir tatil planında gayet keyifli vakit geçirebilirsiniz. Kırmızı et ağırlıklı yemekleri seviyorsanız burası tam size göre. Ben kırmızı et yemediğim için meşhur yemeklerinin ve etlerinin tadına bakamadım ama tadanlar oldukça lezzetli olduğunu söylüyorlar. Yemek sunumlarında asıl yemeğin yanında gelen salatalar, közlenmiş sebzeler sayesinde karnımı keyifle doyurdum. Yemek seçmeyenler için hem gözü hem de mideyi doyuran zengin bir mutfakları var. İnsanlar çok misafirperver. Orada yaşayan arkadaşımın rehberliğinde gezip onun tanıdığı insanlar ile tanışma fırsatımız oldu. Dağdan gelen tadı muhteşem içme suyundan çaya, kahveye, yemeğe insanlar ağırlamak için seferber oluyorlar. Orada içtiğim Kervansaray kahvesi oldukça güzeldi. Görünüşü, sunumu Türk Kahvesi gibi ama tadı daha farklı. Gün içerisinde bir kaç tane içmeme rağmen hiç rahatsızlık vermedi. Bir akşam yolda yürürken bir düğün salonun yanından geçerken merak edip düğün yapılan bahçeye girdik. Düğün sahiplerine İstanbul'dan turistik amaçla geldiğimizi ve düğünlerini merak ettiğimiz için geldiğimizi söyledik. Hemen hoş geldiniz diyerek sarıldılar ve piste yakın bir masaya oturttular. Bildiğim halaydan biraz farklı bir halayları vardı, davul ve zurnanın güçlü sesiyle halay çeken insanları izledik. Evlenen çiftin yakın akrabaları kına gecelerinde görmeye alıştığımız kaftana benzer kıyafetler giyiyorlar canlı renklerde. Silahların patlatılmadığı, karmaşanın olmadığı gayet keyifli bir düğündü. Kısa bir süre sonra kalkarken iyi dileklerimizi ilettiğimiz düğün sahipleri masaya ikramları gönderdiklerini kalmamızdan mutlu olacaklarını ilettiler. Teşekkür edip mutlu ayrıldık. Orada bulunduğumuz 3 gün boyunca hava çok sıcaktı ama nem olmadığı için İstanbul'da yaşadığımız nefes alamama ve yapış yapış olma halini hiç hissetmedik. Gittiğim yerin sokaklarında yürümeyi hep sevmişimdir. Orada yaşayan halkın günlük yaşantılarıyla o yer hakkında oldukça fikir sahibi oluyorsunuz. 3 gün boyunca hiç bir yerde bir kavga, gürültü, karmaşa, olay görmedim. Gayet huzurluydu. Gece hayatına gelince... İlk gittiğimiz gece meşhur gece çorbacısına gittik. Sabaha kadar açık çorbacı gece saat 02:00'de bile kalabalıktı. Paça ve mercimek çorbası vardı. Mercimek çorbası içtim ve gerçekten çok ama çok lezzetliydi. Yanında yeşillik, acı biber ile ikram ediyorlar. adiyaman1 Başka bir akşam da Seyir Tepesi denilen yere gittik. Tüm Adıyaman ayaklarınızın altında ışıl ışıl. Açık havada bu manzaraya karşı demlik ile servis edilen çayımızı yudumlayarak keyifli sohbet ettik. Gündüzün sıcaklığına rağmen akşam mont giyecek kadar serindi hava. Ülkemizin her yeri ayrı güzel. Doğası,tarihi,mimarisi, yemekleri. Şartlar uygun oldukça bu güzellikleri iliklerimize kadar yaşamak gerek...

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top