Hoş Gel 38
HAYATIN İÇİNDEN , SOSYAL MESAJLAR / Eylül 17, 2017

Ben şu an 444 aylık kocaman bir insanım bu hayatta… Günler, aylar, haftalar geçti ve 38 yaşıma giriyorum. Çocukken koskoca teyze olarak gördüğüm insanların yaşına geldim ve ne güzel ki ruhumda lunaparkı seven, amuda kalkan, sokakta hoplayıp zıplayan bir Pınar var hala. Geride beni çok üzmemiş bir yaş bıraktım. Neler mi yaptım? Aile yaşantım, iş hayatım, dostluklarım hep alıştığım düzende oldu bu sene de (ne mutlu bana). Ölmeden önce görülecek yerler listemden birkaç yer eksilttim (ne mutlu bana).  Mümkün olduğunca sağlıklı bir yıl geçirdim (gerçekten ne mutlu bana). Güzel insanlar biriktirebildiğimi anladığım bir çok an yaşadım (ne çok mutlu bana). Bundandır ki yeni yaşımda da bu anları aratmayacak günler ümit ediyorum. Bir kadeh şarap mutluluk sarhoşu yapsın, bir fincan kahvenin onlarca yıl hatırı olsun, kahkaha atmadığım zamanlarda gülümseyecek  sebeplerim yine benimle olsun, huzur olsun, sağlık olsun, başarı olsun ama sevdiklerim hep etrafımda olsun. Lütfen hoş gel 38, geldiğin için (git deme şansım yok zaten 🙂 ) her gün teşekkür etmek istiyorum sana…

Slovenya ve Muhteşem Bled
GEZİNTİ / Temmuz 19, 2017

Slovenya, Orta Avrupa’nın güneyinde yer alan şirin bir ülke. İtalya seyahatim sırasında 2 şehrini görme fırsatım oldu. Ljubljana (okunuşunun Lubliyana olduğunu öğrendiğimde oldukça rahatlamıştım:) ve Bled…Türkiye’den direkt uçuşla gelebileceğiniz gibi yakın bir havaalanına gelerek de ulaşabilirsiniz. Direkt uçuş ile gelirseniz Brnik havaalanı şehrin 19 km kuzeyinde. Şehrin merkezine, araba, shuttle ya da otobüs ile ulaşabiliyormuşsunuz.Biz Venedik’ten buraya otobüsle geldik. Yaklaşık 1,5 saat süren bir yolculuk. Yol boyunca yeşilin her tonundan büyüleniyorsunuz. Alplere yakın ne de olsa… Ljubljana Slovenya’nın başkenti. Yemyeşil, sakin ve huzurlu bir şehir. Hani bizim gibi büyük şehirde yaşayanlar için tam emeklilikte yaşanacak bir yer. 2016 yılında European Green Capital ödülünü almış. Şehirde bir kaç saat kalma fırsatımız oldu. Etrafı yürüyerek gezdik. Sokaklarda o kadar az araba var ki. Küçük büyük herkes bisiklet ile ulaşımını sağlıyor. Sokaklarda yürürken kendinizi çok güvende ve huzurlu hissediyorsunuz. İstanbul’da her gün özlem duyduğumuz duygular değil mi?Ljubljana kayak turizminin gözde merkezlerinden aynı zamanda.   Şehrin sembolü Ljubljana Ejderhası. Heykel gücü ve cesareti temsil ediyor. Ljubljana Kalesi de şehrin önemli tarih eserlerinden. Şehirde yapacağınız en keyifli şey nehir kenarında ve parklarında yürüyüş yapmanız.Nehir kenarında sıra sıra dizilmiş bir çok tezgah görebilirsiniz. Hem çeşitli atıştırmalık yiyeceklerden hem de hediyelik eşyalardan alabilirsiniz. Benim Slovenya’ya gitmekteki asıl…

Kanallar Şehri Venedik
GEZİNTİ / Haziran 29, 2017

Venedik 2 kelimeyle anlatılmak istense hangisi en güzel anlatırdı seçemiyorum ama romantik şehir, kanallar şehri ya da köprüler şehri dendiğinde evet evet Venedik diye bağırasım geliyor:). Burası her gezginin listesinde mutlaka olması gereken bir şehir. Şehre geldikten sonra kanalların ve köprülerin olduğu ada bölümüne gitmek için Vaporetto denilen deniz taksilerini kullanıyorsunuz. Hava güzel olduğundan hafif esintiyle birlikte güzel bir yolculuk yaparak kanalların olduğu bölgeye ulaşılıyor. 2 günlük Venedik gezimin tadı damağımda kaldı diyebilirim. San Marco Meydanı, Büyük Kanal ve Rialto Köprüsü en ünlü yerlerinden.Toplamda 170 adet kanal ve bu kanallar arasında bağlantı kuran irili ufaklı 400 köprüden oluşan şehirde yaklaşık 250.000 kişi yaşıyormuş ancak yılın her zamanı turist akımına uğradığından her daim kalabalık bir şehir denebilir. Şehirde kanallar ve kanalların üzerinde yer alan köprüler birbirinden güzel. Buraya gelmişken de Büyük Kanal’da mutlaka gondol ile kanalları gezmek gerek. Evlerin arasından daracık alanlardan gondolcuların üstün maharetleriyle hiç bir yere çarpmadan geziyorsunuz. Hele bir de müzik varsa keyfiniz daha da artıyor. Aslında su oldukça bulanık, mikrop açısından zengin hatta evlerin arasından geçerken kötü koku bile alıyorsunuz ancak bunlar bile o keyfi almanızı engelleyemiyor:) Gondoldan indiğinizde az ilerideki Rialto Köprüsü’ne mutlaka gidin. Hatta köprünün üzerinden panaromik bir fotoğraf çekmeyi de ihmal etmeyin. Etkileyici bir…

Rönesans’ın Kalbi Floransa
GEZİNTİ / Haziran 23, 2017

Mayıs ayında 4 günlük mini bir İtalya turu yaptım. Floransa, İtalya’da gittiğim ilk şehir. Floransa,Kuzey İtalya’daki Toskana bölgesinin başkenti.İçinden geçen Arno Nehri çevresinde kurulmuş ve Rönesans’ın doğduğu yer. İstanbul’dan ulaşım için Floransa’ya yaklaşık 10 km uzaklıktaki Peretola Havalimanı’na inebileceğiniz gibi Pisa ve Bologna Havalimanları’nı da kullanabilirsiniz. Buradan da otobüs, tren gibi araçlarla Floransa’ya ulaşabilirsiniz. Ben tur ile gittiğim için Boloogna havalimanından bizi bekleyen tur aracıyla gayet keyifli bir yolculuk yaptım. İçinize derin derin tarihi hava mı solumak istiyorsunuz? O halde Floransa tam size göre. Şehir küçük olduğundan yürüyerek bir çok yerini gezebiliyorsunuz. Tam bir açık hava müzesi. Piazza del Duomo ( Duomo Meydanı) Floransa’nın en önemli ve en güzel meydanlarından biri. Floransa Katedrali (Duomo), Giotto’nun Çan Kulesi, Aziz Giovanni Vaftizhanesi, Museo dell’Opera del Duomo gibi şehrin birçok önemli yapısı bu meydan ve çevresinde yer alıyor. Duomo Katedrali şehrin simgesi. Katedralin kubbesi Rönesans mimarisinin ilk önemli örneklerinden ve heybetiyle göz kamaştırıyor. Katedralin tam karşısında Giovanni Vaftizhanesi yer alıyor. Floransa’nın en eski yapılarından biri. Sekiz kenarlı, üç katlı, beyaz çatılı, dışı renkli taşlar ve çizgili sütunlarla kaplı, küçük ancak yine de ilginç bir yapı. Kapıların orjinalleri Museo dell’ Opera del Duomo’da sergileniyor, binadaki kapılar kopyaları. Bu ilginç kapılar Floransa’nın vebadan kurtulması şerefine…

İyilik İnsanlık Sanatıdır

İnsanlık yok oluyor diye söylenip duruyoruz değil mi? Şiddet, terör, hırsızlık, cinayet, dolandırıcılık her gün görmeye alıştığımız!!! konular arasına girdi. Bundandır ki yardım amaçlı organizasyonlara, bireysel olarak iyi bir şeyler yapmaya çalışan insanlara saygım ve hayranlığım sonsuzdur. Elimden geldiğince de destek olmaya çalışırım büyük bir mutlulukla. Size içtenlikle teşekkür eden insanların gözlerindeki samimiyeti başka bir yerde kolay kolay bulamazsınız. Bir kase su verdiğiniz kedi bile peşinizden ayrılmaz. Neden birileri ya da bir şeyler için zaman, para ya da eşya harcayayım diyorsanız demeyin lütfennnnn. Hayatın size ektiklerinizi biçtireceğine inanın. En azından inanmayı deneyin ve olacakları görün. Genceli Nizami çok güzel özetlemiş “iyilik insanlık sanatıdır ” Aşağıdaki hikayeyi anlamı derin olduğundan çok severim. İskoçya’da adı Fleming olan yoksul bir çiftçi yaşıyordu.Bir gün tarlada çalışırken bir çığlık duydu. Hemen sesin geldiği yere koştu. Beline dek bataklığa batmış çocuk,kurtulmak için çırpınıp duruyor, bir yandan da avazı çıktığı denli bağırıyordu. Çiftçi çocuğu bataklıktan çıkardı ölümden kurtardı.Ertesi gün Fleming’in evinin önüne gelen gösterişli arabadan şık giyimli biri indi. Çiftçinin kurtardığı çocuğun babası olarak tanıttı kendini ve “Oğlumun kurtardınız, size bunun karşılığını vermek istiyorum” dedi. Yoksul ve onurlu Fleming “Kabul edemem!” diyerek ödülü geri çevirdi. Tam bu sırada kapıda çiftçinin küçük oğlu göründü. “Bu senin oğlun mu?”…

Aşhane

Uzun zamandır haber izlemekten ya da okumaktan nefret eder oldum. 10 haberin 9 tanesi terör, kaza, patlama, tecavüz, ölüm, yaralanma ya da kötü giden ekonomi hakkında ve ben hala umudumu ve yaşam sevincimi korumak için direniyorum. Herakleitos’un güzel bir sözü var ” Umut olmadan umut edilen ele geçirilemez ” der. Bazı haberler oluyor ki içimde yaşamaya direnen umudu besliyor. Hala içindeki insanlığı koruyanlar var bu hayatta. İyi ki var. Sakarya Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Mahmut Kahraman’da iyi ki var olan insanlardan biri. Toplam 420 litre çorba kapasitesi olan ((büyük boy bardaklarla ortalama 1000 kişilik) “Gezici Gıda Dağıtım Aracı Aşhane” 11 Ağustos itibariyle hizmet vermeye başlamış. Her akşam saat 23:00’de İstanbul sokaklarında gezip evsiz insanlara sıcak çorba dağıtıyorlar. Bu organizasyonu Mahmut bey şöyle özetliyor; “Aşhane projesi sadece evsizlere gece çorba dağıtım projesi değil, bireyi, aileyi, mahalleyi, toplumu ihya projesidir…” İstanbul sokaklarında bir çok evsiz var. Maalesef sayı her geçen gün de artıyor. Araç sabaha kadar evsizlerin bulunduğu semtlere giderek gece aç yatmamalarını sağlamaya çalışıyorlar. Ne büyük bir özveri değil mi? Sosyal ağlardaki hesaplarında çalışmalarını, yaşadıkları sorunları, ihtiyaç duyabilecekleri malzemeleri paylaşıyorlar. En büyük sıkıntıları yeterli evsize ulaşamamaları ve gecenin sonunda çorbayı dökmek zorunda kalmaları. Eğer hedefledikleri kişilere ulaşırlarsa ikinci aracı…

Gelen Gideni Aratmasın !

Yeni bir yıla girerken neler yaptığımı neleri yapmak isteyip yapamadığımı, nereleri gezdiğimi, istediğim kadar kitap okuyup okumadığımı, sevdiklerimle geçirdiğim vakitleri  şöyle bir aklımdan geçiririm. Yeni yıla yapılabilirliğine çok takılmadan bir çok plan ve hayalle girerim.Kendimce hayatımı gözden geçirir ve planlarımla ruhumu doyurmaya ve kendimi mutlu etmeye çalışırım. 2016 yılı bireysel olarak baktığımda genel olarak iyi bir yıldı ama yine de neredeyse her gününde kaygı ya da korku yaşadım. Neden mi? Çünkü… 12 Ocak’ta İstanbul Sultanahmet’de yapılan bombalı saldırıda 16 kişi hayatını kaybetti. 13 Ocak’ta Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde  İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bomba yüklü araç ve uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlendi. 6 kişi hayatını kaybetti. 17 Şubat’ta Ankara Merasim Sokak’ta bomba yüklü araç, Genelkurmay, TBMM ve kuvvet komutanlıklarının yakınında 5 askeri servis aracının geçişi sırasında patlatıldı. Saldırıda 29 kişi hayatını kaybetti. 13 Mart’ta Ankara Kızılay’da bomba yüklü araç ile düzenlenen  saldırıda 37  kişi hayatını kaybetti. 19 Mart’ta İstanbul İstiklal Caddesi’nde canlı  bomba kendini patlattı. 4 kişi hayatını kaybetti. 31 Mart’ta  Diyarbakır otogarı yakınlarında polis servisine bir bombalı saldırı düzenlendi. Saldırıda 7 polis hayatını  kaybetti. 1 Nisan’da Mardin’in Kızıltepe ilçesindeki askerlik şubesine bomba yüklü bir araçla saldırı düzenlendi. 1 kişi hayatını kaybetti. 1 Mayıs’ta Gaziantep Emniyet Müdürlüğü önünde bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. 3 kişi…

Kayıp Şehir Halfeti
GEZİNTİ , HAYATIN İÇİNDEN / Kasım 8, 2016

Halfeti, Şanlıurfa’nın batısında kalan Fırat Nehri kenarında kurulmuş şirin mi şirin bir yerleşim yeri. Ayrıca ülkemizin en yeni Cittaslow (sakin şehir) üyesi. Halfeti,  yerleşim yerlerinin bir bölümünün sular altında kaldığı bir yer olduğundan Kayıp Şehir de deniyor. Oraya vardığımızda anda sessizliğin verdiği huzuru iliklerimize kadar hissetmeye başladık. Nehrin uçsuz bucaksız görüntüsüyle ve etrafındaki tarihi yapıların güzelliği ile birleşince ilk görüşte aşık oluyorsunuz gördüğünüz manzaraya. Burayı ayrıcalıklı kılan bir başka özelliği de sadece bu ilçede yetişen endemik ve eşsiz kokulu bir gül olan karagüldür. Gap projesi kapsamında 2000 yılında  , Birecik Barajı’nın yapımı ile evlerin su altında kalmasıyla birlikte,15 kilometre uzaklıkta kurulan yeni yerleşim merkezine  taşınmış.  Taşındıkları yere Yeni Halfeti diyorlar. Öğleden önce oraya vardığımızdan bu güzellikleri yaşamaya başlamadan kahvaltı yapmak için mekan bakarken Kasr-ı Canan oteli gözümüze çarptı.  Manzara eşliğinde kahvaltı yapar hemen kalkarız diye düşünerek içeri girdik. Burası bir konak iken butik otel haline getirilmiş. Konağı ilk olarak Halfeti’nin ilk Belediye Başkanı Ali Yener yaptırmış. Daha sonra siyasi çekişmeler nedeniyle ilçeden ayrılan Ali Yener konağı Kanneci Ailesine satmış. Konağın Temmuz 2012′ de Halfeti’nin yerli ailelerinden Canan Onur hanım almış. Avukat olan Canan hanım ve harita mühendisi eşi Bülent bey harabe olarak aldıkları konağı büyük uğraşlar ve ciddi miktarda para…

Tarih Kokan Şanlıurfa
GEZİNTİ , SOSYAL HAYAT / Kasım 2, 2016

Şanlıurfa, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin tarih fışkıran şehirlerinden biri. Peygamberler diyarı olarak da biliniyor. 3-4 günlük kısa tatil planlarınızın içerisinde mutlaka ama mutlaka olması gereken bir yer. En ideal gitme zamanı ilkbahar ve sonbahar. Gitme tarihinizi önceden belirleyebilirseniz oldukça ucuza uçak bileti bulabilirsiniz. Otel rezervasyon sitelerinden de konak ya da şehir otellerinden birinde konaklamayı oldukça iyi fiyatlara ayarlayabilirsiniz. Biz 5 yıldızlı bir şehir otelinde 2 kişi konaklama ve kahvaltı için günlük 200 TL ödedik. İlk gün kahvaltımızı yaptıktan sonra meşhur Balıklıgöl’e gittik. Hikayesine gelince…Hz. İbrahim Nemrut ve halkının taptığı putlarla mücadele etmeye putları kırmakla başlayınca Nemrut tarafından bugünkü kalenin bulunduğu tepeden ateşe atıldı. Allah tarafından ateşe;” Ey ateş İbrahim üzerine serin ve selamet ol (Kur’an-ı Kerim Enbiye Suresi Ayet 69) emri verilince rivayete göre ateş su, odunlar da balık oldu. Hz. İbrahim salimen gül bahçesinin içine düştü. Şehrin tam ortasında böylesine güzel ve anlamlı bir yer olması olağanüstü doğrusu. Gittiğinizde Şanlıurfa Kalesi’ne de çıkabilirsiniz. Balıklara yem atabilirsiniz. Etrafınıza bir çok küçük çocuk geliyor. Oranın hikayesini anlatmak ve bir Urfa türküsü söylemek için oldukça ısrarcı oluyorlar. Şiveleri ve tavırları o kadar sevimli ki hayır diyemiyorsunuz hem hikayeyi anlatıp  hem türküyü söyleyip küçük harçlıklarını aldıklarında mutlu bir ifadeyle başka ziyaretçilere koşuyorlar. Beyaz et ve…

Denizli’de Bir Hafta Sonu
GEZİNTİ , HAYATIN İÇİNDEN / Ekim 27, 2016

Denizli Ege Bölgesi’nin güneydoğusunda yer alan şirin mi şirin bir şehir. Pamukkale travertenlerini görmek uzun zamandır gezi listemde bekliyordu ve nihayet Denizli programı yapabildim. Denizli’ye kara yolu ile seyahat edebilirsiniz ancak uçak ile gitmek oldukça zaman tasarrufu sağlıyor diyebilirim. Özellikle hava yollarının kampanyalarını takip ederseniz oldukça ucuza uçak bileti alabilirsiniz. Hatta sadece hafta sonunuzu değerlendirmek için bile bu seyahati planlayabilirsiniz.Pegasus’un uçuş saatleri hafta sonunu etkin bir şekilde değerlendirecek kadar ideal saatlere sahip. Cumartesi sabah 06:30 gidiş Pazar akşamı 21:50 dönüş uçuşları size dolu dolu bir hafta sonu geçirme şansı veriyor. Orada gezmek için araca ihtiyacınız olacak dolayısıyla uçak ile gitmeye karar verirseniz araba kiralama için önceden rezervasyon yapmak faydalı olacaktır. Ben seyahatime çok yakın arkadaşlarım olan bir çift ve küçük kızları ile gittim. Denizli’de de orada yaşayan başka bir çift arkadaşımız ve küçük oğulları katıldı bize. Gitmeden önce nereler görülür ne yenir ne alınır diye araştırma yaptığımda Denizli’de travertenlerin dışında bir çok görülesi yeri olduğunu öğrenmiş oldum. Orada bulunduğumuz sürede mümkün olduğu kadar çevreyi gezme fırsatımız oldu. Denizli’nin şile bezine benzeyen buldan bezi meşhur. Bu bez ile masa,koltuk, sehpa örtüleri, peştemaller, kıyafetler yapılıyor. Ayrıca havlular ve bornozlar da çok meşhur. Dokumacılık şehrin temel geçim kaynağı diyebilirim.İlk durağımız da şehir merkezindeki…