Çocukça Mutluluklar

Çocukça Mutluluklar

   Çocukluğumuzun bir parçasına ulaşmak ne güzel bir duygu değil mi? Kimi zaman lunaparka gidip çılgınca eğlenerek yıllar öncesinde kalmış ,yaşımızın ve hayat şartlarının kısmen mecburi büyüttüğü ruhumuzdan o çocuğu çıkarıp etrafımıza aldırmadan çocuklaşırız. Laf aramızda ben hala her fırsatta lunaparka giderim . Hatta Paris tatilimin en keyifli zamanları da Disneyland’da geçti.

Eğer çocukluğumuzu yaşadığımız yerden taşındıysak yıllar sonra o mahalleye gitmek hem bir tat hem de bir burukluk verir. Artık mahalle sakinlerini tanımıyoruzdur. Oyun oynadığımız sokak değişmiş , muhtemelen sevdiğimiz çocuk parkının yerine çoktan bir site yapılmıştır bile. Çocukluğumuzun abur cuburları vardır. Elma şekeri ve pamuk şekeri. Çoğumuzun annesi izin vermemiştir yememize zararlı diye. Uzaktan bakmışızdır yiyenlere. Büyüyünce izin gerekmez ama o zamanki yeme hevesimiz kalmamıştır ama yine de yeriz . O tadı alamayız ama kısa süreli de olsa çocuklaşırız elimizdeki şekerle. Şimdiki çocukları görürüz . Her nesilin yaptığı gibi biz çocukken .. ile başlayan cümleler kurarız .Her dönemin çocukluğu kendine göre güzeldir oysa ki.

Bir de çocukluğundan çıkma dönemi vardır .Oyuncakları bırakıp ilk aşkların yaşanmaya başladığı .O zaman için çok sancılı geçen . O bana baktı ,ben şuna baktım ,benimle konuştu ,sıramın altına not bıraktı vs vs..isimlendiremediğin arkadaşlıkların vardır. Arkadaşındır ama arkadaşın değildir .Çocukça sevgilin de değildir. Senin değildir ama uzağında da değildir. Tarif edemezsiniz , konduramazsınız . Sonra şartlar başka yerlere götürür . Başka hayatlar yaşanır. O dönemlerdeki hisler unutulur.

Yıllar sonra bir şekilde tekrar izini bulursun. Bulduğun zaman sevinirsin. Çocukluğundan bir parça bulmuşsundur hem de tarif edemediğin duygularını hatırlamışsındır. Karşılaştığında aradan geçen uzun yıllar dakikalarmış gibi gelir . Hiç değişmediğini düşünürsün . İçinde yine bir heyecan dalgası başlar . Yine tarif edemezsin .Çocukluğunun bir parçasına kavuşmak mıdır seni heyecanlandıran yoksa büyümüş haliyle de yüreğine değmeye mi başlamıştır ? Aynı döngü başlar . Arkadaşım mı arkadaştan öte mi ? Geçmişin heyecanı mı geleceğe taşıyacağın heyecan mı? Düşünürsün anlatmaya çalışırsın anlatamazsın ,susamazsın da . Bir kez daha araya yılların girmesini istemezsin ve akışına bırakırsın…

Ama bir yanın da akışına bırakmaktan ürker . Zamanın getirebileceklerini kestiremezsin . Sonra düşünmeyi bırakır ve yaşarsın…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Scroll To Top