BEN BAĞIRMIYORUMMMMM
HAYATIN İÇİNDEN , SOSYAL MESAJLAR / Haziran 9, 2016

    Hayat şartları bizleri her geçen gün daha çok tahammülsüzleştiriyor. Çalışma hayatı, özel yaşam, yaşadığımız şehirlerin fiziki koşulları, çıkarlara dayalı ilişkiler, maddi manevi her şeyi çabucak tüketme eğilimimiz mutsuz, huysuz, sinirli ve kavgacı insan topluluklarını ortaya çıkardı. Gün içerisinde kaç tane bağıran insan görüyorsunuz hiç düşündünüz mü? Ben bazı günler sayamıyorum bile. İnsanlar neden bağırır acaba? Aşağıdaki hikaye bunu çok güzel anlatmış. Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp “insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye sormuş. Öğrencilerine dönüp “insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye sormuş. Öğrencilerden biri “çünkü sükunetimizi kaybederiz” deyince ermiş “ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız?” diye tekrar sormuş. Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: “İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir.” “Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse…