Haklarımız Olmasa İsteriz Eee Var İşte !!!

  Dünyanın hemen her yerinde, özellikle de geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerde kadın olmak zordur. Cinsiyet ayrımcılığı bir çok kız çocuğuna ve kadına eziyettir. Bu eziyet önce ailesinde başlar ve kendi kurduğu ailede de devam eder. Birçoğu çalışma hayatını bırakın zorunlu eğitim süresinde bile eğitim hakkından yoksun kalır. Fiziksel ve / veya psikolojik şiddet birçoğunun hayatının ayrılmaz parçalarıdır maalesef. Türkan Saylan “Her Türk Kadınının Cumhuriyet’e Borcu Vardır” der. Cumhuriyet’in ilanından sonra 1926-1934 yılları arasında yapılan devrimlerin bir bölümü kadınların eğitimden kanunlara, sosyal ve kültürel alanlarda eşitlik sağlamayı amaçlamıştır. Dün 5 Aralık’tı. 78 yıl önce bugün kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı verildi. Bu tarihten önce 1930’da belediye seçimlerinde seçme, 1933’te çıkarılan Köy Kanunu’yla muhtar seçme ve köy heyetine seçilme hakkı da verilmiş böylece kadınların hem siyasi hayata girmelerine olanak tanınmış hem de seçme hakkı sayesinde ülkesinde en küçük yerel yönetimlerden ülkenin yönetimine kadar tercihini kullanabilmesi özgürlüğü verilmiştir. Bu devrimler kadın-erkek eşitliğinin sağlanabilmesi yolunda gerçekten büyük adımlar. Aslında toplumsal yaşamın her alanında eşit olabilmek her şeyden önce insan olmanın bir gereği değil midir? Cumhuriyet’in ilanından bu yana yapılan devrimlere rağmen ne kadar yol katedebildiğimiz de üzerinde kafa yormamız gereken bir konu. Tabi dizilerden ve magazin programlarından vakit bulabilirsek ! Yıl…