Lübnan Diyarı
GEZİNTİ , HAYATIN İÇİNDEN / Ekim 16, 2014

Ortadoğu coğrafi olarak Asya, Avrupa ve Afrika’nın birbirlerine en çok yaklaştıkları yerleri kapsayan ve birbirine komşu ülkelerin oluşturduğu bölge. Ancak ne zaman Ortadoğu kelimesini duysam aklıma hep bombalar, savaşlar, öldürülen insanlar, petrolün yarattığı zenginlik ve bu zenginliğin laneti, sömürülen dini duygular gelir ve hep tüylerim ürperir. Tüm bu olumsuz düşüncelere rağmen uzun zamandır Lübnan’ı, özellikle Beyrut’u görmek istiyordum. Beyrut, 1975-1991 İç Savaşı öncesi Ortadoğu’nun ekonomik, fikri ve kültürel merkezi olmakla birlikte banka hesaplarının gizliliğini sağlayan kanunları ve yüksek banka faizleriyle Arap zenginlerinin bankacılık merkeziymiş. Şehrin düzenliliği,sosyal hayatın renkliliği, gece hayatı ile Ortadoğu’nun Paris’i olarak adlandırılırmış. İsrail ile Arapların çatışması Filistinli nüfusun artmasına neden olmuş ne nüfus üstünlüğü sağlayan müslümanlar, ülke yönetimindeki Hıristiyanlar kadar söz ve güç sahibi olmayı istemişler. Bu Hıristiyan-Müslüman çatışması bir iç savaş halini almış. Savaşın bilançosu kaynaklara göre farklılık göstermekle birlikte 200.000 can kaybı ve 350.000 yaralı.