Şakalasak mı? Şakalamasak mı?
HAYATIN İÇİNDEN / Mart 27, 2012

Özellikle ilkokul yıllarında 1 Nisan kendimizce yaratıcı, bizi güldüren ama şaka yaptığımız kişileri çoğunlukla kızdıran şakalar için beklenen gündü. En çok arkadaşlarımızın kalemlerini alıp Nisan 1 diyerek el koyardık. Plastik yılanları, örümcekleri korktuğunu bildiğimiz kişilerin önüne atardık attıkları çığlıklara gülmek için. Sandalyeye tutkal yapıştırmak da oldukça sık yapılan şakalardandı. Hatta lisedeyken bir arkadaş sınıfa koku bombası atmıştı. O iğrenç koku sınıfla kalmayıp neredeyse tüm koridoru kaplamıştı. Buna çok kızan nöbetçi öğretmen tüm sınıfı ceza olarak sınıfa kapatmıştı. Hak etmiştik ama değil mi? O koku günlerce burnuma geldi. Peki bu şaka alışkanlığı nereden gelmiş? Bu konuda da birden fazla rivayet var. Bunlardan biri; 15. yüzyılın sonlarında, Haçlı ordusu İspanya’daki Endülüs müslümanlarının son kalesini kuşatır. Haçlı ordusunun komutanı 31 Mart gecesi kalenin önüne giderek bir elinde Kuran bir elinde İncil; Şu iki kitap üzerine yemin ederim ki, teslim olursanız bu akşam size bir şey yapmayacağım der. Müslümanlar kaleyi teslim ederler. Ertesi sabah, yani 1 Nisan sabahı, Haçlı ordusu komutanı bütün Müslümanların öldürülmesi için emir verir. Bunun üzerine Müslümanlar yemin etmiştiniz, söz vermiştiniz dediklerinde Haçlı ordusu komutanı benim sözüm size dün akşam içindi, bugün için size bir sözüm yoktur diye cevap verir ve tüm Müslümanları katleder. O gün bugündür 1 Nisan Hristiyanlar arasında…