Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi
GEZİNTİ , HAYATIN İÇİNDEN / Mart 27, 2016

  Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi,  1995 yılında Ali Nihat Gökyiğit tarafından eşi Nezahat Gökyiğit adına hatıra parkı oluşturulmak amacıyla kurulmuş daha sonra botanik bahçesi olması için çalışmalar yapılmış ve 2002 yılında halkın ziyaretine açılmış İstanbul’un Anadolu yakasında, Atatürk ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinden gelen otoyollarla, Anadolu otoyolunun (Ankara) birleştiği kavşakta bulunan bir yer. Ali Nihat Gökyiğit kimdir? Arkadaşı Hayrettin Karaca ile 11 Eylül 1992 tarihinde TEMA’yı,yani Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı’nı kuran, ayrıca Türkiye’nin en büyük şirketlerinden biri  olan Tekfen Holding’in kurucusu değerli ve çok saygı duyulası bir insandır. Bahçenin kuruluş amacı; Dünya’daki canlılığın devamının gerçek ve tek garantisi olan bitkilerin önemi ve değeri hakkında toplum bilgisini arttırmak. Dünya bitki hayatı ve Türkiye’nin zengin bitki örtüsü hakkında, bilimsel araştırmaları ve eğitimi, iyi belgelenmiş koleksiyonlar oluşturarak teşvik etmek ve bir bitki danışma merkezi oluşturmak Dünya’daki biyolojik çeşitliliği, endemik, ender ve tehdit altındaki bitkileri koruyarak desteklemek. Ekonomik ve/veya faydalı bitkilerle insanlar arasındaki bağlantı ve ilişkileri araştırmak, sergilemek ve bu konudaki biriktirilmiş kültür mirasını korumak ve yaymak. Gittikçe artan bir tehdit oluşturan susuzluğa dayanıklı bitkileri sergilemek ve dünyadaki erezyonla ve çölleşme ile mücadeleye yardım etmek. Botanik bahçesi evime birkaç kilometre uzaklıkta. Dolayısıyla birkaç kez gitmiş ve şehrin göbeğinde kendimi Alice Harikalar Diyarı’nda gibi hissetmiştim. Yakın…

Sakura
GEZİNTİ , HAYATIN İÇİNDEN / Mart 22, 2016

  Japonca bir kelime olan Sakura, meyve vermeyen bir tür “Kiraz Ağacı”dır. Japonya’da 200’den fazla çeşidi olduğu biliniyor. Japon kültüründe çok özel bir yeri varmış. Benim Sakura’yı keşfetmem internette bir çok yerde gördüğüm muhteşem ağaçların ne olduğunu merak edip araştırmam sonucunda oldu. Sakura ağacının çiçekleri ağır ağır açıyor ama çok çabuk dökülüyor. Hem hayatın başlangıcını yani baharı müjdeliyor hem de kaçınılmaz sonunu simgeliyor. Japonya’da baharın müjdecisi olmasına rağmen, daha solmadan en güzel halindeyken dallarından düşmesi sebebiyle edebiyatta ölüm ile yaşamın birlikteliğini ifade ediyor. Samuray tarzı yaşamı kabullenmiş olan Japon halkı için kiraz çiçeğinin anlamı büyük. Bunun nedeni Kiraz çiçeklerinin en güzel çağlarında solmadan direk olarak yere düşmeleri. Samuraylar kiraz çiçeklerine bakarak olası bir savaşta her an ölümü akıllarına getirmekte ve felsefi bir boyuta gitmekte. Ağaç, Japon kültüründe mükemmel güzelliği ve aynı zamanda hızlı, acısız ölümü ifade eder. Bir şeyin hem üstün güzellik hem de hızlı şekilde ölmeyi nasıl aynı anda sembolize ettiği sorusunun cevabı ise Japon kültürünün ölüme bakış açısında saklı. Japon kültüründe iş ve çalışma anlayışına, hükümetlerinin herhangi bir olumsuzluk durumunda nasıl onurlu davrandıklarına, doğal afetlerde gösterdikleri soğukkanlılığa, disiplinli ve duyarlı davranışlarına zaten hayrandım. Sakura kültürleri de hayranlık listeme eklendi. Bu çiçek martın son haftası ile nisanın ilk haftası…