Pisagor’un Adalet Kupası
ATIŞTIRMALIK BİLGİLER / Mayıs 10, 2016

  Ünlü Yunan filozof ve matematikçi Pisagor’un  buluşu olan bu ilginç bardağın daha doğru kupanın çok önemli ve anlamlı bir özelliği bulunmaktadır. 2 bin 500 yıl önce icat ettiği Adalet Kupası ters Çan biçimindedir ve ilginç bir özelliği vardır.  Kupanın altında bir delik vardır ancak sınırları aşmadığınız sürece kupa içindeki  sıvı dökülmez. Kupanın içinde bir sınır vardır ve bu sınırdan fazla doldurursanız içindekiler alttaki delikten tamamen akar. Adalet Kupasının bu ilginç özelliği adeta şu mesajı verir: “Aza kanaat getirmeyen çoğu bulamaz.” “İnsan bazen yaşamın sundukları ile yetinmeyi bilmelidir, zira daha fazlasını arzularken elindekiler de kayıp gidebilir…” Ne kadar doğru değil mi?  

Hem Yararlı Hem Zararlı Şey: Pil

  Günlük yaşantımızdan bir çok yerde pil kullanıyoruz. Mouse, TV kumandası, çocuk oyuncakları gibi bir çok alet için pil kullanıyoruz. Şarj edilebilen pilleri tekrar kullanabiliyoruz ya diğer piller? Bittiğinde ne yapıyorsunuz? Bir kalem pil, çöpe atıldığı takdirde içerisinde yer alan zehirli kimyasal maddeler nedeniyle 4 m3 toprağı zehirleyebilir. Pillerinizi normal çöplere veya doğadaki boş alanlara kesinlikle atmamalısınız. Pillerin içindeki zehirli kimyasallar atıldıkları çöpte veya boş alanlarda yağmur suları ile birlikte yer altına sızmakta ve yer altı sularını zehirlemektedir. Zehirlenen bu sular tarımda kullanılmakta veya tekrar insanların suyunu kullandığı barajlara akmaktadır. Biten pilleri mutlaka, evde veya ofiste çocukların ulaşamayacağı bir kutu içinde biriktirip belediyelerin veya kamu kuruluşlarının şehrin belli bölgelerinde kurduğu “Pil Çöpü” kutularına atın lütfen. Eğer çevrenizde yok ise bağlı bulunduğunuz belediyeyi arayıp isteyin. Sokağınızda, sitenizde ya da apartmanınızda mutlaka bir atık pil kutusu olsun. İş yerinizde de yoksa eğer iş arkadaşlarınızla anlaşın ve bir kutuda biriktirin. İçinizden birileri mutlaka atık pil kutusu olan bir yerden geçiyordur ve belli periyodlarda tüm pilleri buraya atabilir. Pil çöpü kutularına atılan piller özel tekniklerle, doğayı zehirlemeden imha ve geri dönüştürme işlemlerine tabi tutuluyor. Doğayı korumak hem insanlık görevimiz hem de aslında sağlıklı bir yaşam için bir zorunluluk. Doğa bekçi ile değil, sevgi ile korunur….

Avrupa’daki Yaz Festivalleri

  Festivalleri sever misiniz? Ben kalabalık ve curcunadan pek hoşlanmadığım için katılmayı sevmem ama ilginç festivaller yapılmasını da oldukça takdir ederim. İlginç olmasa da konserlerin ve eğlencelerin yapıldığı yöresel festivaller de hem küçük şehir ve kasaba halkının hoşça vakit geçirmesini sağlar hem de ekonomilerini canlandırır. Yıllar önce Amsterdam’a gittiğimde Gay Festivali’ne denk gelmiştim. Kanal üzerinde teknelerle yapılan gezintileri, eğlenceleri, renk cümbüşü gerçekten çok hoştu. Bu festivalin tam adı Amsterdam Onur Yürüyüşü. Amsterdam’da Ağustos ayının ilk haftası düzenleniyor. Festivalin gördüğüm kısmı ne kadar eğlenceli olsa da diğer eğlence kısımlarına katılmadım. Malum kalabalık pek bana göre değil… Her yıl Avrupa’da oldukça renkli ve hareketli festivaller yapılıyor. Avrupa seyahati düşünüyorsanız, festivalleri seviyorsanız işte size festivaller… Genzano Çiçek Festivali 28 Mayıs/ 30 Mayıs Genzano / İtalya resimler, şekiller, dini motifler çiçek yapraklarıyla yaplıyor Haro Şarap Festivali 28 Haziran – 30 Haziran Haro / İspanya şarap savaşı, şarapla duş alıyorsunuz Tollwood Festivali 29 Haziran-24 Temmuz Münih / Almanya müzik, yemek, el yapımı eşya satışı yapılıyor. Ayrıca ekoloji ve çevre farkındalığı vurgulanıyor Rock WerchterFestivali 30 Haziran-3 Temmuz Rock müzik festivali San Fermin Festivali 06-14 Temmuz Pamplona / İspanya boğa güreşleri Gizli Bahçe Partisi 21-24 Temmuz Abbots Ripton / İngiltere sürrealist doğa festivali, kostüm giyip kendinizi doğaya…

Pareto Prensibi

Prensibin açılımını ilk okuduğumda evet evet ben de bunların farkındayım demiştim. Ancak bunun önce tesadüf sonucunda fark edilen bir bilgi, sonrasında da araştırmalar sonucunda ortaya konan bir gerçeklik olduğunu bilmiyordum. Prensibin kısa özeti ” ortaya çıkan etkinin %80’i, etkenlerin sadece %20’sinden kaynaklanır” . Yaklaşık bir asır önce, İtalyan matematikçi ve ekonomist Vilfred Pareto İngiltere’sinin servet ve gelir dağılımını incelerken bir şey fark etmiş. Ülkenin % 80 zenginliğinin, nüfusun % 20’sine aitmiş. Daha sonra kendi ülkesi İtalya da dahil, diğer ülkelerdeki araştırmaları da incelemiş ve çok benzer bir dağılımın olduğunu görmüş. Daha sonra bir çok veride benzer sistematik dengesizliğin olduğunu gözlemlemiş. Ulaştığı bu bilgileri yeteri kadara açıklayamamış maalesef. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Pareto İlkesi asıl hak ettiği değeri görmeye başlamış ve önemli azınlık (%20) ile önemsiz çoğunluk (%80) arasındaki bu ilişki, 80/20 Kuralı, Pareto Prensibi, Asgari Çaba İlkesi veya Dengesizlik İlkesi gibi adlarla, tüm dünya literatürüne girmiş. Prensibe göre; Sonuçların %80’i, girdilerin sadece %20’sinin etkisiyle oluşur prensibine göre, eğer bir işin en önemli %20’lik kısmını çok iyi yaparsak, işin %80’ini halletmiş oluyoruz. hayatın her alanında herhangi bir ibreyi %20 hareket ettirebilmek için zamanınızın %80’ini harcıyoruz. Girdiler ve çıktılar arasındaki dengesizlik ilişkisi 65/35, 75/25, 70/30 veya aradaki sayıların herhangi bir kümesi şeklinde…

Fiziki Bedeni Yeniden İnşa Etmek (Gelişim Semineri)
ATIŞTIRMALIK BİLGİLER , DUYURULAR / Nisan 13, 2016

  Belki ilginizi çeker. Ben Kendi Hayatınızın Mimarı Olmak temel eğitim seminerine katılmıştım Mart ayında. Bu yeni seminerde şehir dışında olacağım için katılamayacağım. Detayları aşağıda… “Kendi Hayatının Mimarı Olmak serisinin ilk uygulama adımında Fizik Beden üzerinde çalışacağız. Şu cümleleri eminim pek çoğumuz zaman zaman kurmuşuzdur. – Diyet yapmaya karar vermiştim ama bir türlü programıma sadık kalamıyorum. – Alışveriş yapma keyfimi kaybettim. Ne giysem yakışmıyor. – Sıkıntıdan yemeğe vurdum kendimi. – Gece yarısı içim kazınıyor, ne yapayım! – Pazartesi sigarayı bırakacağım. – Hayatım düzensiz, yoksa ben de istiyorum düzenli yemek yemeyi. – Ama şimdi bu cheesecake’de bir dilimi daha hak ediyor yani!!! Tecrübelerime dayanarak söylüyorum ki bu kadar cümleden sonra “Yeter artık!” cümlesine geldiyseniz sorununuz çözülmüş demektir. Gelin yanıt olarak verdiğiniz tüm “Ama!”ları, değerli hocalarımız Şirvan Denizci ve Aysun Akduran Levent ile birlikte size özel hazırladığımız seminerde hep beraber temizleyelim. Fizik Bedeni keşfederken aslında her sorunun aynı yanıtta buluştuğunu göreceksiniz.” Sevgiyle kalın, sevgide kalın. Yeşim Aşkım Aksoy Eğitmenlerimiz hakkında detaylı bilgi için sitemizdeki http://www.focusstudiotr.com/focus-studio-hakkinda.asp sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Seminerimiz ücretli olup 24 Nisan tarihine kadar ön kayıt yaptıracak olan katılımcılarımız %15 indirimden faydalanabilirler. Gyrokinesis çalışmasından dolayı kontenjanımız sınırlı olduğundan ön kayıt zorunludur. Bizden söylemesi 🙂 Seminer Bedeli: 190 TL Ön kayıt bilgileri…

Yine Japonlar Yapmış
ATIŞTIRMALIK BİLGİLER / Nisan 12, 2016

Son zamanlarda sürekli Japonlar, Japon kültürü, başarıları, çalışkanlıklarıyla ilgili haberler dikkatimi çekiyor. İşte son harikaları… Japonya’da üretilen kurşun kalemlerin bitimine bitki tohumu saklamışlar ,kalem bitince çocuklar toprağa eksinler diye. Kalemin üstüne de hangi bitkinin tohumu olduğunu yazıyorlarmış . Okumak,yazmak bu kadar özendirilebilir bir çocuğa. Doğa için de her çocuğun bir katkısının olacağı bu buluş ne kadar etkileyici değil mi? Kimi ülkede alışveriş merkezi yapabilmek için ağaçlar kesilir, maden ocağı kurabilmek için doğa katledilir kimi ülkede de kaleme bitki tohumu saklanır ki tohumlar ekilsin, bitkiler büyüsün…