Misbahçem
GEZİNTİ , HAYATIN İÇİNDEN / Eylül 19, 2016

Sosyal ağlarda dalından elma toplama,kiraz hasatı şenliği gibi etkinliklerini görünce varlığından haberdar olmuştum Misbahçemin. Hafta sonu Polonezköy’e kahvaltıya gittiğimde nihayet oraya gitme fırsatım oldu. Cumhuriyet Köyü’nde 2010 yılında kurulmuş doğal sebze, meyve yetiştirilen ve meyve ürünleri hazırlanan bir bahçe. Gittiğimde daha içeri girerken ilk dikkatimi çeken her yerde kurallara uygun ürün yetiştirildiğine, işçi sağlığı ve güvenliğine dair kurallara uyulduğuna dair levhaların asılmış olduğuydu. Ziyaretçiler için de uyarı niteliğinde bilgiler yer alıyordu. Daha meyve ağaçlarını görmeden bu önlemlerin alınmış olması güven duygusu uyandırdı. Bahçede İyi Tarım Uygulaması ilkelerine göre tarım yapılıyor. İyi Tarım Uygulamaları nedir peki? Çevre ,insan ,havyan sağlığına zarar vermeyen bir üretimin yapılması ,doğal kaynakların korunması ,tarımda izlenilebilirlik ve sürdürebilirlik ile gıda güvenliğinin sağlanması amacıyla yapılan tarımsal üretim şeklidir. Fidanlar da sertifikalı. Bahçede 30.000 meyve ağacında 20 çeşit meyve yetiştiriliyor. Çeşit çeşit elmalar, armut, kiraz , kivi daha neler neler. Sebze açısından oldukça fazla seçenek var. Domates, salatalık,biber, fasulye, kabak, mısır, maydanoz hatta rezene bile var. Gittiğiniz dönemde hangi meyveler olmuşsa meyveleri dalından kendiniz toplayarak satın alıyorsunuz. Toplaması o kadar keyifli ki. Özlediğiniz doğal ortam, kasalarda, hallerde ya da market reyonlarında beklememiş meyveleri yemek büyük şehirde yaşayan biri için oldukça lüks doğrusu. Gittiğimde hünnap bile vardı. Sebzeleri onlar topluyorlar…

Nemrut Harikası Kommagene Hikayesi
GEZİNTİ , SOSYAL HAYAT / Eylül 16, 2016

Nemrut Dağı, Adıyaman ilindeki Kahta ilçesi yakınlarında yüksekliği 2150 metre olan dağdır. Dünyanın sekizinci harikasıdır Nemrut. Yüksekliği on metreyi bulan büyüleyici heykelleri, metrelerce uzunluktaki kitabeleriyle, UNESCO Dünya Kültür Mirasında yer alır. Kommagene Krallığı’na ait arkeolojik kalıntılardır.Yunanca “Genler Topluluğu” anlamına gelen Kommagene, Grek ve Pers uygarlıklarının inanç, kültür ve geleneklerinin bütünleştiği güçlü bir krallık. Hemen her yerde gördüğümüz meşhur Komagene çiğ köfte de adını bu uygarlıktan almış.Hikayesi de şöyle;Hz.İbrahim, devrin kralı Nemrut’un putlarını kırarak, Allah’ın varlığına inanmaya davet edince Nemrut öfkelenir ve Hz.İbrahim’in ateşe atılmasını emreder. Böylece büyük bir ateş yakmak üzere yöredeki bütün odunlar toplanır. Nemrut evlerde ateş yakmayı da yasaklar. Halk ateş yakmadan nasıl yemek yapacağını düşünür durur. İşte bu günlerde bir avcı, avladığı ceylanı eve getirerek hanımından yemek yapmasını ister. Hanım evde odun bulunmadığını söyler. Avcı, çoluk çocuğun aç kalmaması için hanımından bir çare bulmasını ister. Bunun üzerine kadın, ceylanın budundan yağsız et çıkararak bir taş üzerinde başka bir taşla döverek ezmeye başlar. Sonra ezilmiş eti bulgur, biber ve tuzla karıştırarak yoğurur. Böylece bildiğimiz leziz “çiğköfte” meydana gelmiş. Etli çiğ köftede bağırsak paraziti ile karşılaşma riski oldukça yüksek. Bununla birlikte tifo, paratifo, dizanteri, koli basili gibi gıda zehirlenmesi yapan birçok bakteri virüs (hepatit A) ve parazitler hastalık etkeni…

Eskişehir Kaçamağı

UNESCO tarafından 2013 yılında Türk Dünyasının Kültür Başkenti ve Somut Olmayan Kültürel Miras Başkentliği ünvanı almış bir şehirdir Eskişehir.  Burayı gezip görenler Aşk-ı Şehir diyor. Bu ismi sonuna kadar hak ediyor. İstanbul’a mesafesi yaklaşık olarak 350 km olduğundan kısa tatiller hatta hafta sonu için bile ideal bir kaçamak yeri diyebilirim. İstanbul’dan otobüsle, hızlı tren ile ya da aracınızla hatta bir tur şirketiyle gidebilirsiniz. Gittiğinizde gezmek için araca ihtiyacınız olacağından planınızı buna göre yapmanızı öneririm. Nerelere gitmelisiniz? Anadolu’da ki ilk Havacılık faaliyetlerinin gerçekleştirildiği tarihi Milli Mücadele dönemine dayanan savaş uçaklarının sergilenmekte olduğu Havacılık Müzesi’ni görmelisiniz. Müzenin açık alanında, çeşitli tip ve modellerde sivil ve savaş uçakları ayrıca bir adet polis helikopteri yer alıyor.Kapalı mekanında ise pilot giysileri, rozetler, maket uçaklar ve uçak motorları sergileniyor. Pazartesi ve salı günleri hariç diğer günler 09:00-17:00 saatleri arasında ücretsiz ziyaret edebilirsiniz. Bütün parçaları Anadolu da Türk mühendisler tarafından belirli bir sure içinde üretilip bir araya getirilen Türkiye nin ilk Yerli Otomobili Devrim Arabası’nı görmek için TÜLOMSAŞ’a (Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayii A.Ş) gitmelisiniz.1961 yılında, dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in talimatıyla, Eskişehir Demiryolu Fabrikasında, 129 günde üretilmiş olan arabayı o dönemin koşullarını düşünürsek hayranlık duyuyorsunuz. Türkiye deki İlk ve Tek Yapay Plajın bulunduğu Kent Park’ı gezip kafelerinde oturup…

Bozcaada Kaçamağı
GEZİNTİ , SOSYAL HAYAT / Ağustos 31, 2016

Bozcaada Çanakkale iline bağlı Türkiye’nin üçüncü büyük, Ege Denizi’nde ise Gökçeada’dan sonra ikinci en büyük adası. 2-3 günlük tatil kaçamakları için oldukça ideal bir yer. İstanbul’dan ulaşım için pek çok seçenek var. Aracınızla Çanakkale’den feribotla Eceabat oradan kara yoluyla Geyikli ilçesine ulaşıp Geyikli’den feribota binebilirsiniz. Yenikapı’dan feribotla Bandırma’ya ulaşıp sonrasında Bandırma, Biga, Çan, Bayramiç, Ezine Karayolu ile Geyikli’ye ve oradan feribotla Bozcaada’ya geçebilirsiniz. Otobüs ile gidecekseniz Geyikli iskeleye kadar giden bir otobüs firması seçebilirsiniz.İskelede inip yaya olarak feribota binebilirsiniz. Uçakla Çanakkale hava alanına gelip oradan taksiyle ya da minibüsle Geyikli iskelesine gelip yine yaya olarak feribota binebilirsiniz. Özellikle resmi tatillerin olduğu zamanlarda hele tatil kısa ise Bozcaada çok rağbet gören bir yer oluyor ve haliyle de hem ulaşım uzun ve yorucu hem de ada oldukça kalabalık oluyor. Ben 3 günlüğüne adaya gittim. 30 Ağustos tatiline denk geldiği için bir hayli kalabalıktı. Restaurantlarda yer bulmak neredeyse imkansızdı. Bir çoğu 4 gün için tamamen dolu olduklarını ilettiler. Demek ki gitmeden önce mutlaka restaurant seçip rezervasyonu da yapmış olmak gerekiyormuş bunu öğrenmiş oldum. En meşhurları (araştırmalarım ve aldığım tavsiyeler) Sandal, Simyon, Battı Balık, Asma6 ve Vahit’in Yeri. Ben Bade-i Aşk, Asma6 ve Vahit’in Yeri’nde yemek yedim. Genel olarak mezeler gerçekten farklı ve lezzetli.Farklı…

Ölüdeniz’de Kuşlar Gibi
GEZİNTİ , HAYATIN İÇİNDEN , SOSYAL HAYAT / Ağustos 9, 2016

  Kontrolü sevmek ile adrenalini sevmek arasında gidip gelen bir ruh halim olmuştur hep. Arada adrenalin seven tarafım ağır bastığında şartlarımın uygun olduğu aktivitelere katılırım. Bu hafta sonu da Fethiye Ölüdeniz’de yamaç paraşütü yaptım. Yamaç paraşütü, serbest paraşütlerle yamaçlardan koşarak kalkmaya olanak sağlayan bir spor türü. İngilizce adı paragliding. Dolayısıyla yamaç paraşütü yapılan yerlerde tabelalarda ve afişlerde bu adı görürsünüz çoğunlukla. Uzun yıllardır yamaç paraşütü yapanların fotoğraflarına bakar ve videoları izlerdim. Ancak Ölüdeniz’e gitme planını bu sene yapabildiğimden  ölmeden önce yapılacaklar listemden yamaç paraşütü maddesini bu sene gerçekleştirebilmiş oldum. Ölüdeniz’de yamaç paraşütü yaptıran bir çok acenta var. Ben Gravity isimli acenta ile anlaştım. Geçen haftaya kadar uçuş ücretleri arasında firmadan firmaya farklılıklar oluyormuş ve uçuş sırasında yapılan kamera ve fotoğraf çekimi isteğe bağlıymış. Haksız ticari rekabete sebep olduğundan yeni bir düzenlemeye gidilmiş. Artık uçuş ve çekimler paket halinde satılıyor ve söylenene göre her acentada fiyat aynı. Şu an ücreti 340 TL. Değer mi derseniz kesinlikle değer derim. Bu ücrete uçuşun yapılacağı Babadağ’a ulaşım ve oradaki milli parka giriş ücreti de dahil. Orada duyduğuma göre uçuş için gelenlerden kişi başı 32 TL milli park giriş ücreti alınıyor. Bu da uçuş ücretlerini artırıyor haliyle. Gün içerisinde farklı saatlerde uçuş yapıldığından siz acenta…

Konya’da Tropikal Kelebek Bahçesi Var
GEZİNTİ / Mart 30, 2016

    İlk duyduğum zaman oldukça ilginç  gelmişti, hem de mutlu etmişti. Demek ki güzel ve faydalı şeyler olmaya devam ediyor… Konya’da kurulan Türkiye’nin ilk Avrupa’nın en büyük Tropikal Kelebek Bahçesi .  Bahçe, 3500 m2’lik gezi alanı ile toplamda 7.600 m2’lik bir kullanım alanına sahip. 1.600 m2’lik kelebek uçuş alanı varmış. Yani Avrupa’nın en büyük kelebek uçuş alanına sahip bahçe. Mimari olarak da çok ilginç. Tasarım, biri kelebek şeklinde olan üç binadan oluşuyor. Bahçeye girildiğinde, binlerce bitki ve kelebeğin bulunduğu bir ortamda buluyormuşsunuz kendinizi. Çocuklar kelebeklerin arasında özgürce dolaşabilirken açık uçuş alanları ve kelebeklerin hayatlarını sürdürebilmeleri için onlarca tropikal bitki türünün bulunduğu kelebek serası ziyaretçileri büyülüyormuş. Tropikal Bahçesinin müze kısmında (Aşkın Kanatları Kelebek ve Böcek Müzesi) ilk olarak kelebek yaşam döngüsünde kelebeklerin yumurtalarından yetişkin bir kelebek olana kadar geçirdiği evrelere tanık olabiliyormuşsunuz. Kelebeğin 5 aşamalı larval evresinde deri değiştirerek nasıl pupa evresine geçtiğini görebiliyormuşsunuz . Pupa evresi; Başkalaşım gösteren böceklerde larvanın koruyucu kılıf içindeki hareketsiz evresidir.Sonunda da Pupa evresinden sonra kelebeği görme imkanına sahip oluyormuşsunuz. Böcek Müzesi’nde ise ziyaretçilere canlıların yaşam döngüsü, yaratılış mucizesi böcekler, böceklerin günümüz yaşamına etkiler gösteriliyormuş. Böcek müzesinde mini sinema ve etkinlik alanında çocuk ziyaretçilere doğa ve yaratılış mucizeleri ile ilgili etkinlikler  düzenleniyormuş. Keşke böyle bahçeler,…

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi
GEZİNTİ , HAYATIN İÇİNDEN / Mart 27, 2016

  Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi,  1995 yılında Ali Nihat Gökyiğit tarafından eşi Nezahat Gökyiğit adına hatıra parkı oluşturulmak amacıyla kurulmuş daha sonra botanik bahçesi olması için çalışmalar yapılmış ve 2002 yılında halkın ziyaretine açılmış İstanbul’un Anadolu yakasında, Atatürk ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinden gelen otoyollarla, Anadolu otoyolunun (Ankara) birleştiği kavşakta bulunan bir yer. Ali Nihat Gökyiğit kimdir? Arkadaşı Hayrettin Karaca ile 11 Eylül 1992 tarihinde TEMA’yı,yani Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı’nı kuran, ayrıca Türkiye’nin en büyük şirketlerinden biri  olan Tekfen Holding’in kurucusu değerli ve çok saygı duyulası bir insandır. Bahçenin kuruluş amacı; Dünya’daki canlılığın devamının gerçek ve tek garantisi olan bitkilerin önemi ve değeri hakkında toplum bilgisini arttırmak. Dünya bitki hayatı ve Türkiye’nin zengin bitki örtüsü hakkında, bilimsel araştırmaları ve eğitimi, iyi belgelenmiş koleksiyonlar oluşturarak teşvik etmek ve bir bitki danışma merkezi oluşturmak Dünya’daki biyolojik çeşitliliği, endemik, ender ve tehdit altındaki bitkileri koruyarak desteklemek. Ekonomik ve/veya faydalı bitkilerle insanlar arasındaki bağlantı ve ilişkileri araştırmak, sergilemek ve bu konudaki biriktirilmiş kültür mirasını korumak ve yaymak. Gittikçe artan bir tehdit oluşturan susuzluğa dayanıklı bitkileri sergilemek ve dünyadaki erezyonla ve çölleşme ile mücadeleye yardım etmek. Botanik bahçesi evime birkaç kilometre uzaklıkta. Dolayısıyla birkaç kez gitmiş ve şehrin göbeğinde kendimi Alice Harikalar Diyarı’nda gibi hissetmiştim. Yakın…

Sakura
GEZİNTİ , HAYATIN İÇİNDEN / Mart 22, 2016

  Japonca bir kelime olan Sakura, meyve vermeyen bir tür “Kiraz Ağacı”dır. Japonya’da 200’den fazla çeşidi olduğu biliniyor. Japon kültüründe çok özel bir yeri varmış. Benim Sakura’yı keşfetmem internette bir çok yerde gördüğüm muhteşem ağaçların ne olduğunu merak edip araştırmam sonucunda oldu. Sakura ağacının çiçekleri ağır ağır açıyor ama çok çabuk dökülüyor. Hem hayatın başlangıcını yani baharı müjdeliyor hem de kaçınılmaz sonunu simgeliyor. Japonya’da baharın müjdecisi olmasına rağmen, daha solmadan en güzel halindeyken dallarından düşmesi sebebiyle edebiyatta ölüm ile yaşamın birlikteliğini ifade ediyor. Samuray tarzı yaşamı kabullenmiş olan Japon halkı için kiraz çiçeğinin anlamı büyük. Bunun nedeni Kiraz çiçeklerinin en güzel çağlarında solmadan direk olarak yere düşmeleri. Samuraylar kiraz çiçeklerine bakarak olası bir savaşta her an ölümü akıllarına getirmekte ve felsefi bir boyuta gitmekte. Ağaç, Japon kültüründe mükemmel güzelliği ve aynı zamanda hızlı, acısız ölümü ifade eder. Bir şeyin hem üstün güzellik hem de hızlı şekilde ölmeyi nasıl aynı anda sembolize ettiği sorusunun cevabı ise Japon kültürünün ölüme bakış açısında saklı. Japon kültüründe iş ve çalışma anlayışına, hükümetlerinin herhangi bir olumsuzluk durumunda nasıl onurlu davrandıklarına, doğal afetlerde gösterdikleri soğukkanlılığa, disiplinli ve duyarlı davranışlarına zaten hayrandım. Sakura kültürleri de hayranlık listeme eklendi. Bu çiçek martın son haftası ile nisanın ilk haftası…

Ucuz Seyahat Tecrübelerim
GEZİNTİ / Şubat 22, 2016

  Seyahat etmeyi seviyorum. Hatta seyahat edemeyeceğim yerler için bile araştırma yapıyorum. Hangi ülkenin hangi şehirleri güzel? Gidildiğinde nereler göülmeli? Ne yenip içilmeli? Hangi mevsim güzel? Bu seyahatin maliyeti ne kadar olur gibi…Bu merakımdan dolayı da arada bir seyahati yaşam felsefesi haline getirmiş insanların bloglarını okuyorum. Tamamen seyahatler üzerine yazılar siteleri takip ediyorum. İnsanlar öylesine güzel deneyimlerini paylaşıyorlar ki. Ben de gezdiğim yerler ile ilgili bir kaç yazı yazdım şimdiden. Son dönemde en çok dikkatimi çeken çoğu blog yazarının ucuz seyahat ile ilgili deneyimlerini paylaşmalarıydı. Dedim ki ben neden anlatmıyorum??? Kredi kartım bana seyahatte nasıl bir avantaj sağlayabilir ? Aktif bir kredi kartı kullanıcısıysanız mil kazandıran bir kredi kartı kullanmanızı tavsiye edebilirim. Ben Yapı Kredi Bankası’na ait Adios Premium Kart kullanıyorum. Hem kart harcamalarımdan kazandığım puanlar uçak bileti alırken bir kaç kat fazlasıyla değerleniyor hem de puan yetmediği durumda puan borçlanmasına (borçlanma limiti var) olanak tanıyorlar. 1 yıl içerisinde eksi puan borcunuzu harcamalarınızla kapatabiliyorsunuz. Kapatamazsanız kalan puan borcunuz kart harcaması olarak ekstrenize yansıyor. Bazı tur programlarıyla da anlaşma yaptılarsa size özel indirmler kazanabiliyorunuz. Yurt dışında yaptığınız harcamalarda (genelde alt limit 100 tl oluyor) 3 taksit imkanı sunabiliyor. Detaylar için kendi web sitelerini inceleyebilirsiniz Adios Premium Uçak bileti alırken mutlaka Skyscanner ya…

Hayatı Yakalayan Gezgin

Özellikle yaş 30’lara yaklaşınca hayatı yakaladım mı yoksa kaçırıyorum mu telaşını bu yaşlara gelmiş bir çok kişi yaşamıştır. Üniversiteden mezun olunca gerçek hayat koşturmacası başlar. İş bulma telaşı, işe girdikten sonra daha iyi kariyer, daha çok kazanç derken yıllar akıp gider. Hele bir de evlenmişseniz bu koşturmaca aile sorumluluğu kaygısıyla yoğurulur ve büyüdükçe büyür. Araba almalıyım hoop araba kredisi, ev alma zamanı geldi hoop maaşın yarısıyla ev kredisi ödeme, çocuk okula başladı tam krediler bitmişken okul taksitleri başlar ve gençlik akıp gitmiş olur. Son zamanlarda hayatı kaçırmamaya çalışan bir kaç kişinin hikayelerini röportajlarda ve bloglarda okumaya başladım. Hatta kitap yazan bile var. Şu an böyle bir kitabı okumaya başladım kitabın adı Bir Bilet Al ve yazarı Gizem Altın. Bir diğer ilgiyle okuduğum kişi de yaşadıklarını ve deneyimlerini bloğunda yazan Barış Tanzer (www.baristanzer.com bloğa göz atın derim). Yakın bir zamanda kendisiyle tanışma ve sohbet etme fırsatım oldu. Makine mühendisliği mezunu ve uzun yıllar ünlü markalarda pazarlama departmanlarında çalışmış. Henüz 32 yaşında ve geçen sene bir anda bahsettiğim hayat kaçıp gidiyor noktasına yaklaşmış. Hem kendi işini kurmak istiyormuş hem de hayata biraz mola verip uzun bir tatil ve keşif gezisi yapmaya karar vermiş. Aslında bu yaşa kadar yurt içinde ve yurt dışında…