Tarih Kokan Şanlıurfa
GEZİNTİ , SOSYAL HAYAT / Kasım 2, 2016

Şanlıurfa, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin tarih fışkıran şehirlerinden biri. Peygamberler diyarı olarak da biliniyor. 3-4 günlük kısa tatil planlarınızın içerisinde mutlaka ama mutlaka olması gereken bir yer. En ideal gitme zamanı ilkbahar ve sonbahar. Gitme tarihinizi önceden belirleyebilirseniz oldukça ucuza uçak bileti bulabilirsiniz. Otel rezervasyon sitelerinden de konak ya da şehir otellerinden birinde konaklamayı oldukça iyi fiyatlara ayarlayabilirsiniz. Biz 5 yıldızlı bir şehir otelinde 2 kişi konaklama ve kahvaltı için günlük 200 TL ödedik. İlk gün kahvaltımızı yaptıktan sonra meşhur Balıklıgöl’e gittik. Hikayesine gelince…Hz. İbrahim Nemrut ve halkının taptığı putlarla mücadele etmeye putları kırmakla başlayınca Nemrut tarafından bugünkü kalenin bulunduğu tepeden ateşe atıldı. Allah tarafından ateşe;” Ey ateş İbrahim üzerine serin ve selamet ol (Kur’an-ı Kerim Enbiye Suresi Ayet 69) emri verilince rivayete göre ateş su, odunlar da balık oldu. Hz. İbrahim salimen gül bahçesinin içine düştü. Şehrin tam ortasında böylesine güzel ve anlamlı bir yer olması olağanüstü doğrusu. Gittiğinizde Şanlıurfa Kalesi’ne de çıkabilirsiniz. Balıklara yem atabilirsiniz. Etrafınıza bir çok küçük çocuk geliyor. Oranın hikayesini anlatmak ve bir Urfa türküsü söylemek için oldukça ısrarcı oluyorlar. Şiveleri ve tavırları o kadar sevimli ki hayır diyemiyorsunuz hem hikayeyi anlatıp  hem türküyü söyleyip küçük harçlıklarını aldıklarında mutlu bir ifadeyle başka ziyaretçilere koşuyorlar. Beyaz et ve…

Novi Sad ve Zemun
GEZİNTİ , SOSYAL HAYAT / Ekim 12, 2016

Sırbistan denince akla hemen Belgrad şehri gelir. Gitmişken Novi Sad ve Zemun da gezi programının içinde olursa güzel olur… Novi Sad, Sırbistan’ın kuzeyinde 3. büyük şehir.Anlamı Yeni Şehir demek. Halkın söylemiyle de Beyaz Şehrin üzüm bağı. Ülkenin tek özerk bölgesi olan Voyvodina’nın başkenti. Belgrad’dan otobüs ya da tren ile buraya gelinebiliyor. Biz otobüs ile yolculuğu tercih ettik. Yaklaşık 1.5 Saat sürüyor. Otobüsler oldukça eski. Bizde 10-15 sene önce kullanılan otobüsler gibi. Ama ilginç olan yolculuk boyunca ücretsiz olarak wi-fi kullanabiliyorsunuz. Hem de şehirler arası yollardan geçmenize rağmen oldukça yüksek kalitede. Gidiş-dönüş bilet fiyatın yaklaşık 15 Eur. Novi Sad otobüs terminalinde indikten sonra şehir merkezine gitmek için taksiye bindik. 7 eur ödedik. Mimari yapı Belgrad’dan farklı. Bir dönem Avusturya-Macaristan İmparatorluğuna ev sahipliği yaptığından mimarisinde Avusturyalı mimarların izlerini görüyorsunuz. Özgürlük meydanına geldiğinizde kendinizi bir an Prag’da hissedebilirsiniz. Meydanda Meryem Ana Kilisesi, Belediye Binası,Ortodoks St. George Kilisesi gibi etkileyici mimariye sahip binalar var. Şehir Müzesi’de meydana çok yakın. Büyük bir müze değil . Hatta Türkiye’deki müzeleri gezmiş ve Osmanlı’nın eserlerini gören kişiler için oldukça vasat diyebilirim. Şaşalı kıyafetler ya da eşyalar yok. Tabi bu şaşa düşkünlüğünün Osmanlı’nın ekonomisine verdiği zararı düşünürsek vasat demek olumsuz bir yorum olmasa gerek. Meydanın etrafında trafiğe kapalı parke…

Adıyaman’da 3 Gün
GEZİNTİ , HAYATIN İÇİNDEN , SOSYAL HAYAT / Eylül 22, 2016

Adıyaman, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin tarih fışkıran şehirlerinden biri. Şehir merkezi hariç 8 Adet ilçesi bulunuyor (Besni, Çelikhan, Gerger, Gölbaşı, Kahta, Samsat, Sincik ve Tut). Şehrin girişinde tabelada nüfusu 278.000 görünse de orada yaşayanların söylediğine göre neredeyse 750.000 nüfus var. İstanbul’dan hem Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan hem de Atatürk Havalimanı’ndan birden fazla hava yolu şirketinin uçuşu var. Uçuş 1 saat 40 dakika sürüyor. Ben Kurban Bayramı tatilinde Gaziantep üzerinden gidip geldim. Adıyaman programı yaptığımı duyan herkes ülkenin karışık durumunda doğuya gitmenin yanlış olduğunu söylediler. Durup düşündüğümde İstanbul’da yaşam daha tehlikeli. Tehlike sadece bombalanmaktan ibaret değil sonuçta. Çok kaderci bir insan olmasam da yaşayacak günlerim varsa kazadan da bombadan da kurşundan da bir şekilde kurtulacağıma inanıyorum. tabi bu olası tüm tehlikelere koşarak gideceğim demek de değil 🙂 Adıyman bir çok insan için Nemrut demek. Nemrut yazımda oranın muhteşemliğini anlatmıştım. Gelelim Adıyaman’a… Her yerinden tarih fışkırdığı için kalınacak süreye ve görülecek yerlerin bulunduğu bölgeye göre iyi bir planlama yapmak gerekiyor. Nemrut Dağı’na hem batışı hem de doğuşu için gidecekseniz dağ yolunda bir otelde konaklamak mantıklı olacağından ve sabah çok erken kalkmanın sonucu yorulacağınızdan toplamda 1 günü Nemrut’a ayıracak şekilde listenizi yapmanızı öneririm. Nemrut’a giderken Cendere Köprüsü ve Karakaş Tümülüsü olmak üzere bir kaç tarihi…

Nemrut Harikası Kommagene Hikayesi
GEZİNTİ , SOSYAL HAYAT / Eylül 16, 2016

Nemrut Dağı, Adıyaman ilindeki Kahta ilçesi yakınlarında yüksekliği 2150 metre olan dağdır. Dünyanın sekizinci harikasıdır Nemrut. Yüksekliği on metreyi bulan büyüleyici heykelleri, metrelerce uzunluktaki kitabeleriyle, UNESCO Dünya Kültür Mirasında yer alır. Kommagene Krallığı’na ait arkeolojik kalıntılardır.Yunanca “Genler Topluluğu” anlamına gelen Kommagene, Grek ve Pers uygarlıklarının inanç, kültür ve geleneklerinin bütünleştiği güçlü bir krallık. Hemen her yerde gördüğümüz meşhur Komagene çiğ köfte de adını bu uygarlıktan almış.Hikayesi de şöyle;Hz.İbrahim, devrin kralı Nemrut’un putlarını kırarak, Allah’ın varlığına inanmaya davet edince Nemrut öfkelenir ve Hz.İbrahim’in ateşe atılmasını emreder. Böylece büyük bir ateş yakmak üzere yöredeki bütün odunlar toplanır. Nemrut evlerde ateş yakmayı da yasaklar. Halk ateş yakmadan nasıl yemek yapacağını düşünür durur. İşte bu günlerde bir avcı, avladığı ceylanı eve getirerek hanımından yemek yapmasını ister. Hanım evde odun bulunmadığını söyler. Avcı, çoluk çocuğun aç kalmaması için hanımından bir çare bulmasını ister. Bunun üzerine kadın, ceylanın budundan yağsız et çıkararak bir taş üzerinde başka bir taşla döverek ezmeye başlar. Sonra ezilmiş eti bulgur, biber ve tuzla karıştırarak yoğurur. Böylece bildiğimiz leziz “çiğköfte” meydana gelmiş. Etli çiğ köftede bağırsak paraziti ile karşılaşma riski oldukça yüksek. Bununla birlikte tifo, paratifo, dizanteri, koli basili gibi gıda zehirlenmesi yapan birçok bakteri virüs (hepatit A) ve parazitler hastalık etkeni…

Eskişehir Kaçamağı

UNESCO tarafından 2013 yılında Türk Dünyasının Kültür Başkenti ve Somut Olmayan Kültürel Miras Başkentliği ünvanı almış bir şehirdir Eskişehir.  Burayı gezip görenler Aşk-ı Şehir diyor. Bu ismi sonuna kadar hak ediyor. İstanbul’a mesafesi yaklaşık olarak 350 km olduğundan kısa tatiller hatta hafta sonu için bile ideal bir kaçamak yeri diyebilirim. İstanbul’dan otobüsle, hızlı tren ile ya da aracınızla hatta bir tur şirketiyle gidebilirsiniz. Gittiğinizde gezmek için araca ihtiyacınız olacağından planınızı buna göre yapmanızı öneririm. Nerelere gitmelisiniz? Anadolu’da ki ilk Havacılık faaliyetlerinin gerçekleştirildiği tarihi Milli Mücadele dönemine dayanan savaş uçaklarının sergilenmekte olduğu Havacılık Müzesi’ni görmelisiniz. Müzenin açık alanında, çeşitli tip ve modellerde sivil ve savaş uçakları ayrıca bir adet polis helikopteri yer alıyor.Kapalı mekanında ise pilot giysileri, rozetler, maket uçaklar ve uçak motorları sergileniyor. Pazartesi ve salı günleri hariç diğer günler 09:00-17:00 saatleri arasında ücretsiz ziyaret edebilirsiniz. Bütün parçaları Anadolu da Türk mühendisler tarafından belirli bir sure içinde üretilip bir araya getirilen Türkiye nin ilk Yerli Otomobili Devrim Arabası’nı görmek için TÜLOMSAŞ’a (Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayii A.Ş) gitmelisiniz.1961 yılında, dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in talimatıyla, Eskişehir Demiryolu Fabrikasında, 129 günde üretilmiş olan arabayı o dönemin koşullarını düşünürsek hayranlık duyuyorsunuz. Türkiye deki İlk ve Tek Yapay Plajın bulunduğu Kent Park’ı gezip kafelerinde oturup…

Bozcaada Kaçamağı
GEZİNTİ , SOSYAL HAYAT / Ağustos 31, 2016

Bozcaada Çanakkale iline bağlı Türkiye’nin üçüncü büyük, Ege Denizi’nde ise Gökçeada’dan sonra ikinci en büyük adası. 2-3 günlük tatil kaçamakları için oldukça ideal bir yer. İstanbul’dan ulaşım için pek çok seçenek var. Aracınızla Çanakkale’den feribotla Eceabat oradan kara yoluyla Geyikli ilçesine ulaşıp Geyikli’den feribota binebilirsiniz. Yenikapı’dan feribotla Bandırma’ya ulaşıp sonrasında Bandırma, Biga, Çan, Bayramiç, Ezine Karayolu ile Geyikli’ye ve oradan feribotla Bozcaada’ya geçebilirsiniz. Otobüs ile gidecekseniz Geyikli iskeleye kadar giden bir otobüs firması seçebilirsiniz.İskelede inip yaya olarak feribota binebilirsiniz. Uçakla Çanakkale hava alanına gelip oradan taksiyle ya da minibüsle Geyikli iskelesine gelip yine yaya olarak feribota binebilirsiniz. Özellikle resmi tatillerin olduğu zamanlarda hele tatil kısa ise Bozcaada çok rağbet gören bir yer oluyor ve haliyle de hem ulaşım uzun ve yorucu hem de ada oldukça kalabalık oluyor. Ben 3 günlüğüne adaya gittim. 30 Ağustos tatiline denk geldiği için bir hayli kalabalıktı. Restaurantlarda yer bulmak neredeyse imkansızdı. Bir çoğu 4 gün için tamamen dolu olduklarını ilettiler. Demek ki gitmeden önce mutlaka restaurant seçip rezervasyonu da yapmış olmak gerekiyormuş bunu öğrenmiş oldum. En meşhurları (araştırmalarım ve aldığım tavsiyeler) Sandal, Simyon, Battı Balık, Asma6 ve Vahit’in Yeri. Ben Bade-i Aşk, Asma6 ve Vahit’in Yeri’nde yemek yedim. Genel olarak mezeler gerçekten farklı ve lezzetli.Farklı…

Ölüdeniz’de Kuşlar Gibi
GEZİNTİ , HAYATIN İÇİNDEN , SOSYAL HAYAT / Ağustos 9, 2016

  Kontrolü sevmek ile adrenalini sevmek arasında gidip gelen bir ruh halim olmuştur hep. Arada adrenalin seven tarafım ağır bastığında şartlarımın uygun olduğu aktivitelere katılırım. Bu hafta sonu da Fethiye Ölüdeniz’de yamaç paraşütü yaptım. Yamaç paraşütü, serbest paraşütlerle yamaçlardan koşarak kalkmaya olanak sağlayan bir spor türü. İngilizce adı paragliding. Dolayısıyla yamaç paraşütü yapılan yerlerde tabelalarda ve afişlerde bu adı görürsünüz çoğunlukla. Uzun yıllardır yamaç paraşütü yapanların fotoğraflarına bakar ve videoları izlerdim. Ancak Ölüdeniz’e gitme planını bu sene yapabildiğimden  ölmeden önce yapılacaklar listemden yamaç paraşütü maddesini bu sene gerçekleştirebilmiş oldum. Ölüdeniz’de yamaç paraşütü yaptıran bir çok acenta var. Ben Gravity isimli acenta ile anlaştım. Geçen haftaya kadar uçuş ücretleri arasında firmadan firmaya farklılıklar oluyormuş ve uçuş sırasında yapılan kamera ve fotoğraf çekimi isteğe bağlıymış. Haksız ticari rekabete sebep olduğundan yeni bir düzenlemeye gidilmiş. Artık uçuş ve çekimler paket halinde satılıyor ve söylenene göre her acentada fiyat aynı. Şu an ücreti 340 TL. Değer mi derseniz kesinlikle değer derim. Bu ücrete uçuşun yapılacağı Babadağ’a ulaşım ve oradaki milli parka giriş ücreti de dahil. Orada duyduğuma göre uçuş için gelenlerden kişi başı 32 TL milli park giriş ücreti alınıyor. Bu da uçuş ücretlerini artırıyor haliyle. Gün içerisinde farklı saatlerde uçuş yapıldığından siz acenta…

Avrupa’daki Yaz Festivalleri

  Festivalleri sever misiniz? Ben kalabalık ve curcunadan pek hoşlanmadığım için katılmayı sevmem ama ilginç festivaller yapılmasını da oldukça takdir ederim. İlginç olmasa da konserlerin ve eğlencelerin yapıldığı yöresel festivaller de hem küçük şehir ve kasaba halkının hoşça vakit geçirmesini sağlar hem de ekonomilerini canlandırır. Yıllar önce Amsterdam’a gittiğimde Gay Festivali’ne denk gelmiştim. Kanal üzerinde teknelerle yapılan gezintileri, eğlenceleri, renk cümbüşü gerçekten çok hoştu. Bu festivalin tam adı Amsterdam Onur Yürüyüşü. Amsterdam’da Ağustos ayının ilk haftası düzenleniyor. Festivalin gördüğüm kısmı ne kadar eğlenceli olsa da diğer eğlence kısımlarına katılmadım. Malum kalabalık pek bana göre değil… Her yıl Avrupa’da oldukça renkli ve hareketli festivaller yapılıyor. Avrupa seyahati düşünüyorsanız, festivalleri seviyorsanız işte size festivaller… Genzano Çiçek Festivali 28 Mayıs/ 30 Mayıs Genzano / İtalya resimler, şekiller, dini motifler çiçek yapraklarıyla yaplıyor Haro Şarap Festivali 28 Haziran – 30 Haziran Haro / İspanya şarap savaşı, şarapla duş alıyorsunuz Tollwood Festivali 29 Haziran-24 Temmuz Münih / Almanya müzik, yemek, el yapımı eşya satışı yapılıyor. Ayrıca ekoloji ve çevre farkındalığı vurgulanıyor Rock WerchterFestivali 30 Haziran-3 Temmuz Rock müzik festivali San Fermin Festivali 06-14 Temmuz Pamplona / İspanya boğa güreşleri Gizli Bahçe Partisi 21-24 Temmuz Abbots Ripton / İngiltere sürrealist doğa festivali, kostüm giyip kendinizi doğaya…

Hayatı Yakalayan Gezgin

Özellikle yaş 30’lara yaklaşınca hayatı yakaladım mı yoksa kaçırıyorum mu telaşını bu yaşlara gelmiş bir çok kişi yaşamıştır. Üniversiteden mezun olunca gerçek hayat koşturmacası başlar. İş bulma telaşı, işe girdikten sonra daha iyi kariyer, daha çok kazanç derken yıllar akıp gider. Hele bir de evlenmişseniz bu koşturmaca aile sorumluluğu kaygısıyla yoğurulur ve büyüdükçe büyür. Araba almalıyım hoop araba kredisi, ev alma zamanı geldi hoop maaşın yarısıyla ev kredisi ödeme, çocuk okula başladı tam krediler bitmişken okul taksitleri başlar ve gençlik akıp gitmiş olur. Son zamanlarda hayatı kaçırmamaya çalışan bir kaç kişinin hikayelerini röportajlarda ve bloglarda okumaya başladım. Hatta kitap yazan bile var. Şu an böyle bir kitabı okumaya başladım kitabın adı Bir Bilet Al ve yazarı Gizem Altın. Bir diğer ilgiyle okuduğum kişi de yaşadıklarını ve deneyimlerini bloğunda yazan Barış Tanzer (www.baristanzer.com bloğa göz atın derim). Yakın bir zamanda kendisiyle tanışma ve sohbet etme fırsatım oldu. Makine mühendisliği mezunu ve uzun yıllar ünlü markalarda pazarlama departmanlarında çalışmış. Henüz 32 yaşında ve geçen sene bir anda bahsettiğim hayat kaçıp gidiyor noktasına yaklaşmış. Hem kendi işini kurmak istiyormuş hem de hayata biraz mola verip uzun bir tatil ve keşif gezisi yapmaya karar vermiş. Aslında bu yaşa kadar yurt içinde ve yurt dışında…

Aşkların Abideleri
GEZİNTİ , HAYATIN İÇİNDEN , SOSYAL HAYAT / Aralık 28, 2015

  Nice şarkı sözünün, şiirin, yapıtın ilham kaynağıdır AŞK. Aşkın esere dökülerek şekil bulmuş halleri ile ilgili ilk aklıma gelen Mimar Sinan’ın Mihrimah Sultan’a duyduğu derin ve karşılıksız aşkı Mihrimah Sultan Camisini inşa ederek anlatmasıdır. Rivayete göre matematik dehası olan Mimar Sinan, Mihrimah için yaptığı iki külliyenin içinde yer alan camilere bir sır da gizlemiştir. Mihrimah Sultan’ın Güneş’le Ay anlamına gelen ismine ithaf edercesine yılın sadece birkaç gününde (Nisan ve Mayıs aylarında) bir caminin arka cephesinden güneş batarken diğerinden ay doğmaktadır. Bu aşkın hikayesini  Mürvet Sariyildiz tarafından yazılmış olan İki Cami Arasında Aşk kitabında okuyabilirsiniz. Ben keyifle okudum. Bir başka dillere destan aşkın eseri de Hindistan’da bulunan Tac Mahal’dir. Tac Mahal’i yaptıran Şah Cihan Hindistan’da kurulmuş olan Babür İmparatorluğu’nu 1627 – 1658 yılları arasında yönetmiş hükümdarıdır. 7 eşinden !!! en sevdiği olan Mümtaz Mahal (Ercümend Banu Begüm) 14. çocuklarını !!! doğurduktan sonra kanama sebebiyle ölmüş ve Şah Cihan 2 yıl yas tuttuktan sonra devlet işlerinden iyice uzaklaşarak acısına teselliyi sanat ve mimaride aramış. Eşinin hatırası için Tac Mahal’i yaptırmaya karar vermiş. Tac Mahal’in yapımında parlak, ince mavi damarları olan beyaz mermer kullanılmış. Aynı mermerden yapılan ve yerden yüksekliği 82 metre olan kubbe yer almakta.Kubbe üzerinde altınlı bir alem vardır. Türbenin…