Çocukça Mutluluklar
HAYATIN İÇİNDEN , SOSYAL MESAJLAR / Ağustos 23, 2011

   Çocukluğumuzun bir parçasına ulaşmak ne güzel bir duygu değil mi? Kimi zaman lunaparka gidip çılgınca eğlenerek yıllar öncesinde kalmış ,yaşımızın ve hayat şartlarının kısmen mecburi büyüttüğü ruhumuzdan o çocuğu çıkarıp etrafımıza aldırmadan çocuklaşırız. Laf aramızda ben hala her fırsatta lunaparka giderim . Hatta Paris tatilimin en keyifli zamanları da Disneyland’da geçti. Eğer çocukluğumuzu yaşadığımız yerden taşındıysak yıllar sonra o mahalleye gitmek hem bir tat hem de bir burukluk verir. Artık mahalle sakinlerini tanımıyoruzdur. Oyun oynadığımız sokak değişmiş , muhtemelen sevdiğimiz çocuk parkının yerine çoktan bir site yapılmıştır bile. Çocukluğumuzun abur cuburları vardır. Elma şekeri ve pamuk şekeri. Çoğumuzun annesi izin vermemiştir yememize zararlı diye. Uzaktan bakmışızdır yiyenlere. Büyüyünce izin gerekmez ama o zamanki yeme hevesimiz kalmamıştır ama yine de yeriz . O tadı alamayız ama kısa süreli de olsa çocuklaşırız elimizdeki şekerle. Şimdiki çocukları görürüz . Her nesilin yaptığı gibi biz çocukken .. ile başlayan cümleler kurarız .Her dönemin çocukluğu kendine göre güzeldir oysa ki. Bir de çocukluğundan çıkma dönemi vardır .Oyuncakları bırakıp ilk aşkların yaşanmaya başladığı .O zaman için çok sancılı geçen . O bana baktı ,ben şuna baktım ,benimle konuştu ,sıramın altına not bıraktı vs vs..isimlendiremediğin arkadaşlıkların vardır. Arkadaşındır ama arkadaşın değildir .Çocukça sevgilin de değildir. Senin…

Mutlu Olmak
HAYATIN İÇİNDEN , SOSYAL MESAJLAR / Mayıs 22, 2011

Mutlu olmak nedir? Bunun genel kabul görmüş bir tarifi var mıdır? Mutluluk kimi zaman saatlerce ağlamaktır. İronik belki ama içimizdeki kırgınlıkları , kızgınlıkları birikmiş kötü ne varsa bir anda hıçkırıklarla ağlayarak atarken yerini huzura ve rahatlamaya bırakmaktır. Siz hiç yapmadınız mı? Bir de mutluluktan ağlamak vardır. Yaşadığınız şey sizi öylesine mutlu eder ki gözlerinizden yaşlar uzun uzun akar. Ben mutluluktan ağlayanlardanım. Hatta üstüm gözyaşlarımla ıslanana kadar mutluluk sarhoşluğundan gözyaşlarımın farkına sonradan varırım. Kimisi mutluluğu içinde yaşar. Baktığınızda anlamazsınız. Anlamadığınız için ortak olamazsınız. Söylediğinde onun adına sevinirsiniz. Kimimizin gözlerinin içi güler. Gözler ayrı bir bakar. Parlak parlaktır bakışlar. Kimimize enerji verir mutluluk. Yerinde duramaz. Baktığınızda sizi de o enerjisiyle alıp sürüklesin istersiniz. Küçük mutluluklar vardır büyük mutluluklar da. Bunları küçük ya da büyük yapan yine bizizdir. Genelde mutluluk aşkla bütünleştirilmiştir. Şarkılarda, şiirlerde aşkın mutluluğu anlatılır. İstediğimiz bir şeyi aldığımızda mutlu oluruz, istediğimiz yere gittiğimizde …İstediğimiz insanlarla bir arada olduğumuzda, haftalarca üzerinde çalıştığımız proje başarıyla sonuçlandığında, en kritik sınavımız iyi geçtiğinde , tahlil sonuçlarımızın iyi olduğunu öğrendiğimizde, bir sabah evden çıktığımızda ağaçlarda çiçek açıp gelmek bilmeyen baharın geldiğini gördüğümüzde, suçlular cezalandırıldığında, kaybettiğimizi sandığımız sevdiğimiz eşyamızı bulduğumuzda, mırıldandığımız şarkı radyoyu açtığımızda karşımıza çıkınca, çocuğumuzun ilk adımında diktiğimiz ağacın meyve verdiğini gördüğümüzde, hayal ettiğimiz…

Dünya Emekçi Kadınlar Günü
SOSYAL HAYAT , SOSYAL MESAJLAR / Şubat 28, 2011

Dünyaya kadın olarak gelmek…Çoğu toplumda hayata 1-0 yenik başlamak demek. Özellikle İslamiyet öncesi Arabistan’da ve Çin’de doğan çocuk kız ise ileride namusunu koruyamayabileceği ya da çeyiz gibi masrafları olacağı için öldürülmüştür. Aslında hayata yenik başlamak değil bitik olmakmış onlarınkisi. Bazı toplumlarda sadece sakat olarak doğmuş kız çocukları öldürülürmüş. Tabi doğduğu zaman öldürülmeyen ama yaşamları boyunca defalarca ruhu öldürülen bedeni zarar gören niceleri de var… Kız çocuklarına yapılan sünnet  bu eziyetlerden sadece bir tanesi. Klitoris kesilerek hem dini görevin yerine getirildiği hem de  bazı kadın hastalıklarının önlendiği savunuluyor. Ama biliyoruz ki asıl amaç klitorisi tahrip edip kadının cinsel isteğini öldürmek ve böylece namusunu korumak. Bu nasıl insanlık dışı bir uygulamadır ve nasıl olur ki  dini bir vecibe olduğuna inanılır. Çoğu toplumda kız çocukları küçüklükten itibaren sebebi olsun olmasın dövülerek terbiye edilmeye daha doğrusu itaat etmeye alıştırılır. Kadın sadece geri kalmış toplumlarda mı ezilmeye mahkum ? HAYIR ! Çok uzağa gitmeyelim ve Türkiye’ye bakalım. Hala bir çok bölgede  doğan çocuk kız olduğunda kız çocuk doğurmak bir suçmuş gibi davranılır. Bazı ailelerde eğer kadın erkek çocuğu doğuramıyorsa kapı önüne koyulması ya da eve kuma getirilmesi için eşine haklı bir gerekçe vermiştir. Cumhuriyet’in ilanından sonra kadın hakları için bir çok düzenleme getirilmiştir ama sanıyorum…

Sevgililer Günü

  14 Şubat Sevgililer Günü geldi. Gazetelerde, dergilerde, internet sitelerinde, televizyon kanallarında, radyolarda konu 14 Şubat. Ben de birkaç şey yazmak istedim. Mağazaların vitrinleri kırmızı kıyafetler, yastıklar, nevresim takımları, oyuncaklar ve daha bir çok ürünle doldu taştı. Kırmızı renk, kalpli figürler, ayıcıklar, çikolata, aşk mesajları dolu kartlar ve kırmızı gül sevgililer gününün vazgeçilmezleri. Peki nereden çıktı bu sevgililer günü? Bilenler bilmeyenlere anlatabilir ama ben de yazmadan geçemeyeceğim. Tarihte sevgililer günü ile ilgili bir kaç efsane var… Bunlardan bir tanesi; Romantik aşk ile Valentine arasındaki bağlantı ilk olarak 14. yüzyıla ait kaynaklarda geçiyor. Fransa’da ve İngiltere’da 14 Şubat geleneksel olarak kuşların çiftleşme günü olarak biliniyor. Günün bu özelliğinden dolayı sevgililer birbirlerine güzel sözler yazan notlar vermekteydi ve bu notlarda birbirlerine Valentine diye hitap etmekteydiler. Daha sonra bu günümüze kadar gelmiş ve sevgililerin birbirlerine kartlar, hediyeler verdiği bir gün olmuş. Bir diğer efsane, hıristiyan olduğu için öldürülmüş din adamı Valentine öldüreleceği günden bir gün önce gardiyanın kız kardeşine “Valentine’ninden” imzalı bir aşk notu vermiş. Valentin Romalı askerlerin evlenmelerinin yasak olduğu dönemde evlenmelerine yardımcı olmuş. 14 Şubat 496 yılında Papa Gelasius tarafından da Valentine’nin onuruna kutlama günü ilan edilmiş. Aziz Valentine günü olarak günümüze kadar gelmiş. Bu efsanelerden bir çoğunu okuyabilirsiniz. Günümüz tüketim…