Aşkın Acı Halleri

Uzun bir aradan sonra son haftalarda üst üste 4 roman okudum. Hepsinin de ana teması AÅžK’tı. Aslında aÅŸkın acı halleri demek daha doÄŸru. Ä°lki Sabahattin Ali’nin yazdığı “Kürk Mantolu Madonna” kitabı, ikincisi Murakami Haruki’nin yazdığı “Sınırın Güneyinde, GüneÅŸin Batısında” kitabı, üçüncüsü Hande Altaylı’nın yazdığı “Maraz” ve sonuncusu da AyÅŸe Kulin’in yazdığı “Gizli Anların Yolcusu”. Ä°lk kitapta aşık olduÄŸu kadının duygularını öğrenene kadar acı çeken sonra bir süre ayrı kalması gerektiÄŸi için uzaklara giden ama sevgilisinden haber alamayan bir adamı anlatıyordu. Hikayenin kahramanı, terk edildiÄŸini sanıp içine kapanmış, hayatını ruhen çökmüş olarak sürdürmüş ve yıllar sonra sevgilisinden haberin öldüğü için kesildiÄŸini ve hatta bir kızı olduÄŸunu öğrenmiÅŸti. Ä°kinci kitap bir adamın hayatı boyunca yaÅŸadığı aÅŸkları ve yaptığı hataları anlatıyordu. Çocukluk aÅŸkından evliliÄŸine kadar hayatına giren tüm kadınları mutsuz ediÅŸi ve her mutsuzluÄŸun kendinden alıp götürdükleri güzel bir dille yazılmıştı. Üçüncü kitapta mutlu bir evliliÄŸi olduÄŸunu sanan zeki ve eÄŸitimli bir kadının kocası tarafından aldatılışı ve sonrasında yaÅŸadıkları anlatılmış ve en ilginç olan dördüncü kitapta da mutlu bir evliliÄŸi olan adamın çocuklarını bir kazada kaybettikten sonra eÅŸinin kendisinden uzaklaÅŸması sonucu onu aldatması anlatılıyordu. Ä°lginç olan kısım 40’lı yaÅŸlarının sonuna kadar heteroseksüel yaÅŸayan adamın kendinden çok genç bir adamla eÅŸcinsel bir iliÅŸkiye tüm…