Ben Bu Gemiden Mutlu Ä°neceÄŸim

  Hayatın bize yüklediÄŸi roller ve üstlendiÄŸimiz sorumluluklar bir süre sonra hayatımızın tek gerçeÄŸine dönüşüyor deÄŸil mi? Ne yapmak istediÄŸimize göre deÄŸil ne yapmamız gerektiÄŸine göre hayatımızı yaşıyoruz. Ve bir gün bir bakıyoruz ki gerçekten istediÄŸimiz bir çok ÅŸeyi yapamadan yıllar geçmiÅŸ gitmiÅŸ. Trenleri kaçırmanın acısını ya da piÅŸmanlığını yaÅŸamak kalmış elimizde. BaÅŸrollerini Demet AkbaÄŸ ve Yekta Dikinciler’in paylaÅŸtığı Nadide Hayat filmi tam da bu durumu anlatıyor. Nadide, Su Ãœrünleri Fakültesi’nde okurken evlenmeye karar veriyor ve eÅŸinin isteÄŸi üzerine okulu yarıda bırakıyor. Ev hanımı olup 2 çocuk sahibi oluyor. Artık torun sahibi de olmuÅŸken eÅŸi vefat edince derin bir boÅŸluÄŸa düşüyor. EÅŸi yok, çocuklar büyüdü kendisine ihtiyaç yok. Ev iÅŸleri, çocukları büyütme telaşı derken çalışmamakla kalmayıp bir hobi sahibi bile olamadan bugünlere gelmiÅŸ ve o boÅŸluktan nasıl çıkacağını bilemeden debelenmeye baÅŸlıyor. Bir çok kursa ve etkinliÄŸe katılarak boÅŸluÄŸu doldurup dolduramayacağını keÅŸfetmeye çalışıyor. Ve bir gün çıkan af ile yarım bıraktığı okuluna dönüyor. Okula baÅŸladıktan sonra Carette Carettaları araÅŸtıran proje ekibine dahil olup onlarla gemi turuna çıkıyor. Nadide yarım bıraktığı okuluna döndüğü için mutlu oluyor çünkü sadece vakit geçirmeye yönelik aktiviteler ile hayatını geçirmek istemediÄŸini anlıyor. Gençler ile diyalog kurup kendisini kabul ettirmesi biraz zaman alsa da yakınlığı, sıcaklığı, espri anlayışı,…