Yaşıyorum Öyleyse Varım

  Facebook kullananlar bilir. Sayfanızda ne paylaÅŸmak istiyorsun yazısı çıkar. Ayrıca günün tarihine göre paylaÅŸtığınız yıl dönümü gelmiÅŸ fotoÄŸrafları gösterir. Bugün bana neyin yıl dönümü diye sorarsanız bariyerlere savrularak yaptığım ve pert olmuÅŸ arabadan sadece boynumu biraz inciterek sapasaÄŸlam kurtulduÄŸum trafik kazasının 1. yılı. 1 yıl önce bugün ölebileceÄŸimi ama hala yaÅŸanacak güzel günlerim olduÄŸunu düşündüm. Sabah trafiÄŸinde bir kaç saniye ile baÅŸka arabalara çarpmaktan belki de baÅŸka insanların hayatına malolmaktan kurtuldum. Emniyet kemerimi de her zamanki gibi taktığımdan yara bile almadım. Hala bariyerlere yakın geçerken içim ürperse de ben hayattayım. Her gün haberlerde aşırı hızdan, alkollü ya da uykulu araç kullandıkları için hayatlarını kaybeden insanları okudukça hem üzülüyor hem de içtenlikle şükrediyorum. Maalesef ki insan kötü birÅŸeyler yaÅŸadığında hayatındaki iyi, güzel ve doÄŸru ÅŸeylerin ne kadar önemli olduÄŸunu anlıyor. Sonra yine unutup gidiyor. Bir cenazede biri Allah bu acınızı unutturmasın dediÄŸinde önce çok kızmıştım ne demek unutturmasın. Ölenin yaÅŸlı olması ölümü sempatik kılmıyor. Unuttursun yoksa hayat geçer mi? Sonraki günlerde düşününce anladım ki daha büyük acılarınız olmasın ki bu acı yaÅŸayacağınız en büyük acı olsun demek istemiÅŸti. Acılar, kayıplar olmasa hayat ne kadar daha yaÅŸanılası olurdu. HerÅŸeye raÄŸmen yaÅŸamak ne de güzel bir ÅŸey. Nazım Hikmet YaÅŸama Dair ÅŸiirinde…